YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9197
KARAR NO : 2023/3821
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154 üncü maddesinin birinci fıkrası , 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin, ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 3000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi bir nedene dayanmamaktadır, sanığın temyiz istemi depo kaydı olduğu söylenen yerin vasfının depo olup olmadığı, ortak mülkiyete mi yoksa katılan adına mı kayıtlı olduğunun tespit edilmediği, keşif yapılmadığı, kapının kim tarafından yaptırıldığı anahtarın kimde olduğu ve ne sebeple bu işi yaptığının incelenmediğine, anahtarı vermediğine ilişkin iddianın ispatlanmadığına vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın Yakamoz apartmanında daire ve deposunun bulunduğu apartman yöneticisi olan sanığın apartmanın bodrum katında bulunan deposuna inen merdiveni kilitli demir kapıyla kapatmak suretiyle katılanın deposunu kullanmasına engel olarak hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2.Kolluk olay yerinde inceleme yapmış suça konu binada toplam 16 daire olduğu bahse konu binanın giriş katında bulunan ve bodruma inen merdivenlerin demir kapıyla kapatılmış olduğu ve kapının kilitli olduğu bodrumda bulunan şikayetçiye ait depoya giriş imkanın olmadığına ilişkin tutanak tutulmuştur.
3.Suça konu kapının resimleri dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın var olan demir kapıyı kilitleyip anahtarını katılana vermeyerek atılı suçu işlediği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. Apartman yöneticisi olan sanığın, apartmanın bodrum katında bulunan katılanın deposuna inen merdivenlerin başında bulunan demir kapıyı kilitleyip, anahtarını katılana vermeyerek katılanın deposunun kullanımını engellediği tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden anlaşıldığından verilen karar hukuka aykırı bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “…Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulamaya ilişkin kanun ve maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi..” dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 23.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının üçüncü ve dördüncü bendinin çıkartılarak yerine “sanığa verilen 5 ay hapis cezasının kısa süreli hapis cezası olması nedeniyle sanığın kişiliği sosyal durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 5237
sayılı Kanun’un 50/1-a maddesi ve 52/2 .maddesine göre takdiren bir günü 20 TL den 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen 4 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52/2.maddesi gereğince günlüğü takdiren 20 TL’den paraya çevrilerek sanığın 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52/4. maddesi uyarınca aylık eşit taksitler olmak üzere 10 eşit taksitte ödenmesine taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi durumunda geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.