YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5668
KARAR NO : 2023/3843
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2.Kale Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 105 inci maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz itirazı verilen kararın hatalı olduğuna, üzerine atılı suçları işlemediğine, katılan … beyanından başka mahkumiyete yeterli delil olmadığına, ifadelerin çelişkili olduğuna, gerekçe gösterilmeksizin lehe hükümlerin uygulanmadığına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, katılan …’nın tarlada çalıştığı esnada sanık …’in çakmak isteme bahanesi ile katılanın yanına geldiği, sanığın dava dosyası kapsamında katılan sıfatında bulunan Hava ile babası Mustafa’nın beraber yaşadığı eve girdiği ve katılan …’yı da kolundan tutarak içeri çekmeye çalıştığı, katılanın direnmesi üzerine “er ya da geç benim olacaksın” demek sureti ile üzerine atılı suçları işlediği iddiasına yöneliktir.
2. Dava dosyası içerisinde olay yerini gösterir krokinin mevcut olduğu tespit edilmiştir.
3.Dava dosyası içerisinde yer alan 18.06.2015 tarihli “CEP TELEFONU İNCELEME TUTANAĞI” na göre katılan …’nın tanık A.E.’ye 14.06.2015 günü saat 20.34 de “ara” şeklinde mesaj attığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
1.Olay günü saat 19.30- 20.00 sıralarında katılan …’nın evlerinin önünde bulunan tarlada çalıştığı esnada sanığın yanına geldiği ve çakmak istediği, katılanın çakmağın olmadığını söylemesi üzerine sanığın olay yerinden uzaklaştığı, bir süre sonra evine giden katılanın sanığı evlerinden çıkarken gördüğü belirlenmiştir.
2.Katılan ifadesi, sanığın dolaylı ikrar içeren savunması ve tüm dava dosyası bir arada değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmış olup, mahkemenin kararında hukuka aykırılık tespit edilememiş, sanığın kararın hatalı olduğuna, üzerine atılı suçları işlemediğine, katılan … beyanından başka mahkumiyete yeterli delil olmadığına, ifadelerin çelişkili olduğuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Mahkemece, hapis cezasının ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve takdiri indirim sebebi kurumlarının sanık aleyhine olarak uygulanmamasına ilişkin gerekçede bir isabetsizlik bulunmamakla sanığın bu hususlara dair temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
1.Olay günü saat 19.30- 20.00 sıralarında katılan …’nın evlerinin önünde bulunan tarlada çalıştığı esnada sanığın yanına geldiği ve çakmak istediği, katılanın çakmağın olmadığını söylemesi üzerine katılanın kolundan tuttuğu, katılanın karşı çıkması üzerine kolunu bırakarak olay yerinden ayrıldığı, katılanın bir süre sonra evlerine gittiğinde sanığı evlerinden çıkarken gördüğü, sanığın burada katılanın kolundan tutarak evin içine çekmeye çalıştığı, katılanın sanığın elinde kurtulduğu olayda sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu belirlenmiş olup mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, katılan … beyanından başka mahkumiyete yeterli delil olmadığına, ifadelerin çelişkili olduğuna yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece, hapis cezasının ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve takdiri indirim sebebi kurumlarının sanık aleyhine olarak uygulanmamasına ilişkin gerekçede bir isabetsizlik bulunmamakla sanığın bu hususlara dair temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C.Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
1.Olay günü saat 19.30- 20.00 sıralarında katılan …’nın evlerinin önünde bulunan tarlada çalıştığı esnada sanığın yanına geldiği ve çakmak istediği, katılanın çakmağın olmadığını söylemesi üzerine katılanın kolundan tuttuğu, katılanın karşı çıkması üzerine kolunu bırakarak olay yerinden ayrıldığı, katılanın bir süre sonra evlerine gittiğinde sanığı evlerinden çıkarken gördüğü, sanığın burada katılanın kolundan tutarak evin içine çekmeye çalıştığı, katılanın kurtularak elinde bulunan ve tahra denen aleti havaya kaldırması üzerine sanığın katılana “er ya da geç benim olacaksın, sana tecavüz edeceğim” şeklinde sözler söylediği, bu sırada katılanın dosya kapsamında tanık olarak dinlenen A.E.’yi aradığı ve yardım istediği, konuşmaları duyan sanığın olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.
2.Katılanın ifadeleri ile tüm dava dosyası bir arada değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin basit cinsel saldırıya teşebbüs suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun’un 102 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 35 inci maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması.
V. KARAR
A.SANIK HAKKINDA KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ VE KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇLARINDAN KURULAN HÜKÜMLERE YÖNELİK OLARAK
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bendlerinde açıklanan nedenlerle Kale(Denizli) Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz itirazı ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.SANIK HAKKINDA CİNSEL TACİZ SUÇUNDAN KURULAN HÜKME YÖNELİK OLARAK
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Kale(Denizli) Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326 ncı maddeleri gereği kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.