Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5953 E. 2023/4206 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5953
KARAR NO : 2023/4206
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, mağdurun rızasının bulunduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, cinsel amacının olmadığına, mağdur kendisini savunamayacak durumda olmadığından 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinin uygulama şartlarının oluşmadığına, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ile arasında olay öncesine dayalı bir buçuk yıllık duygusal arkadaşlık ilişkisi olan ve on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurun olay tarihinden kısa bir süre önce başka bir kişi ile nişanlandığı, olay günü sanığın mağdurun evinin önüne araba ile gelip konuşmak istediği, araba içerisinde sanık ile mağdurun bir süre konuştuğu, sanığın mağdurdan kendisi ile gelmesini istediği ancak mağdurun kabul etmeyip arabadan indiği, peşinden giden sanığın, mağdurun kolundan tutup zorla arabaya bindirip arabanın kapılarını kilitledikten sonra açık kimliği tespit edilemeyen bir akrabasının evine götürdüğü, burada sanık ile mağdurun iki gece kaldıkları, bu süre zarfında mağdurun rızası ile cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra sanığın ağabeyinin evine gidip bir gece de orada kaldıkları, ertesi gün sanığın ağabeyinin mağduru polis merkezine götürerek kolluk görevlilerine teslim ettiği, bu suretle sanığın atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdur …’nin aşamalardaki beyanları, sanığın aşamalardaki suçu inkara yönelik savunmaları, doktor raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde 15 yaşından büyük olup atılı suç bakımından rızası hukuken geçerli olan mağdurun, olay günü, aralarında duygusal arkadaşlık ilişkisi bulunan sanık ile kendisi başka bir kimse ile nişanlanması nedeniyle konuştuktan sonra, her ne kadar sanığın zorla arabaya bindirerek akrabalarının yanına götürdüğünü iddia etmişse de gündüz vakti mağdurenin evinin önünde gerçekleşen olayda; sanığa direndiğine ilişkin bir eyleminin olduğuna dair anlatımın olmaması, sonrasında arabadan rızası ile inip, sanığın akrabalarının evinde rızası ile kaldığını, sanık ile rızası ile birden çok kez cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmesi dikkate alındığında, sanığın, mağdurun hürriyetini zor kullanarak kısıtladığı yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Mahkemenin kabul ve uygulamasının değerlendirilmesinde ise; Mahkemece sanığın mağduru kolundan tutup zorla arabaya bindirmek suretiyle eylemini gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2016/12 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.