YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/869
KARAR NO : 2023/4343
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.10.2015 tarihli ve 2015/138077 Soruşturma, 2015/39029 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun’a (6136 sayılı Kanun) aykırılık suçundan, aynı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası; silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca dava açılmıştır.
2. Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2015/867 Esas, 2016/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat; 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın 5237
sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, 54 üncü maddesi uyarınca tabanca, şarjör ve 3 adet fişeğin müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Kanunen imkan olmadığı halde adli para cezasının da ertelenmesine karar verildiğine ilişkindir.
B. Sanık müdafinin temyiz isteği;
1. Silahın sanığın üzerinden ele geçirilmediğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve silahın sanığa iade edilmesi gerektiğine,
2. Silahla tehdit suçundan beraat etmesi nedeniyle sanık lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın kolluk görevlilerince bulundurma ruhsatlı olduğu tespit edilen tabancayı taşıdığına ilişkindir.
2. 16.05.2015 tarihli tutanak ile silahlı kavga olayına dair ihbar üzerine gidilen A.A. isimli şahsa ait işyerinde, sanık adına bulundurma ruhsatlı olduğu tespit edilen Glock marka UZG042 seri nolu 9 mm çapında tabanca ile bu tabancaya takılı şarjör içerisinde altı adet 9 mm çapında merminin ele geçirildiği belirlenmiştir.
3. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 07.08.2015 tarihli ve ANK-BLS-15-03906 sayılı raporu ile tabancanın atışa mani herhangi bir mekanik arızasının bulunmadığı, yapılan tatbiki atışlarda çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, birlikte gönderilen altı adet fişeğin 9×19 mm çap ve tipinde olup çap ve tipine uygun silahlarda kullanılmak üzere imal edildikleri, bu itibarla tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirildikleri belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Aynı davada yargılandığı silahla tehdit suçundan beraat; 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, müdafii tarafından aynı davaya ilişkin olarak sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sanığın, meskende bulundurma ruhsatlı silahını taşıdığının anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden 2709 sayılı T.C. Anayasası’na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, bozma gerekçelerine göre Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.