Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8272 E. 2023/562 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8272
KARAR NO : 2023/562
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/28 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşi kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/527 Esas, 2022/805 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilleri ve sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri;
1. Sanık hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdirî indirim sebebinin
uygulanması talebine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile sanığın evli oldukları, 5 yaşında ……, ve 13 yaşında tanık …’nin ortak çocukları olduğu, sanığın alkol kullanma alışkanlığı nedeniyle aralarında geçimsizlik baş gösterdiği, bir dönem maktulenin kadın sığınma evinde kaldığı,
2020 yılının Ocak ayında sanığın, maktulün whatsapp görüldüsünü kapatması üzerine durumdan şüphelenerek maktulün kullandığı telefona

baktığında telefonun whatsapp/sent klasöründe maktulün çeşitli iç çamaşırlı ve yarı çıplak halde çekilmiş fotoğraflarını gördüğü, bu hususu maktule sorduğunda tatmin edici cevaplar alamadığı, bu nedenle sanık ile maktulün tartıştıkları ve 1-2 ay ayrı yaşadıkları,

maktulün boşanmak istediği ancak araya aile büyüklerinin girmesi ile barıştıkları, sanığın maktulü affettiği ve birlikte yaşamaya yeniden başladıkları,

sanığın alkol almaya devam etmesi, evi ile ilgilenmemesi, maktule karşı kötü davranışlarının değişmemesi nedeniyle olay tarihinden bir hafta önce yeniden aralarında sıkıntıların başladığı ve bu zamandan itibaren ayrı yattıkları ve birlikte yemek yemedikleri, maktulün yine boşanmak istediği, bu hususu olay tarihinden üç gün kadar önce kardeşi tanık …’e anlattığı,

olay tarihinde gündüz saatlerinde kendisi evde değilken oğullarının bakkala 100 TL ile gitmesine sinirlenen sanığın eve akşamleyin alkollü geldiği, sanık ile maktulün tartıştıkları ve boşanma kararı aldıkları, sanığın, boşanma kararı aldıklarını kızları tanık Rabia’ya söylediği, tanığa kiminle yaşamak istediğini sorduğu, tanığın annesi olan maktul ile yaşamak istediğini söylemesi üzerine, 5 yaşındaki oğulları …’i kastederek “oğlumu sana vermem” dediği, maktul ve çocukları kendi aracına bindirdiği, yolda giderken maktulenin kardeşi tanık …’i arayarak “Kardeşin beni aldattı, meydanda sen mi vurursun ben mi vurayım?” dediği, çocukları tanık …’nın evinin önünde indirdiği,

maktulenin araçtan inmek istemesine rağmen zor kullanarak buna izin vermediği, birlikte iş yerine giderek orada bulunan silahını alıp araca dönerek yola devam ettiği, dışarıdan görülmesi zor olan boş bir alanda aracı durdurduğu, burada maktuleyi zorla araçtan indirdiği, maktulenin her iki göğüs ve genital bölgesini hedef alarak en az 11 el ateş ettiği, 5 yerinden isabet alan maktuleyi bu suretle kasten öldürdüğü anlaşılmıştır.

Haksız tahrik yönünden; her ne kadar sanığın savunmalarında, olay tarihinden yaklaşık 5-6 ay öncesinde maktulenin telefonunda uygunsuz fotoğraflar gördüğünü ve maktulü öldürme sebebi olarak bu hususu belirttiği anlaşılmış ise de, sanığın savcılıkta verdiği ifadede bu fotoğraflardan dolayı maktulü affettiğini belirttiği ve yine dosya arasına alınan maktul ve sanık arasındaki mesajlaşmalara ilişkin tutanak içeriği de dikkate alındığında sanığın kendisinden boşanmak istediğini mesajla belirten maktuleyi çok sevdiğini, asla ayrılmak istemediğini belirterek maktulü boşanma isteğinden vazgeçirmeye çalıştığı, ayrıca tarafların müşterek çocukları olan tanık …..,’nın aşamalarda istikrar gösteren beyanlarında da olay günkü tartışmanın nedeninin kardeşinin iki tane 50 TL ile bakkala gitmesinden kaynaklandığını belirtmesi hususları bir arada değerlendirilerek, sanığın uygunsuz fotoğraf yüzünden eşini öldürdüğüne ilişkin savunmalarının gerçeği yansıtmadığı, kendisinden boşanmak isteyen maktuleyi aldığı alkolün etkisiyle öldürdüğü kanaatine varılarak sanık hakkında haksız tahrik indirimi hükümlerinin uygulanmadığı belirlenmiştir.

Takdiri indirim hükümleri yönünden; sanığın suça meyilli kişiliği, geçmişi, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın denetim süresi başladıktan kısa süre sonra tekrar suç işlemekten çekinmemesi ile lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilebilecek bir hal gözlemlenmediğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmadığı belirlenmiştir.

2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Tanıklar …., ….., ve …’nin anlatımları dosya içerisinde mevcuttur.

4. Sanığın eylemi neticesinde maktulde meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 15.03.2022 tarihli;
“… Sol kol iç yüzde 5×25 cm mor renkte ekimoz sol kol orta dış yüzeyde 2×1 cm yeşil renkte ekimoz bulunduğunun,
Sağ meme ucu iç kadrandan giren ateşli silah mermi çekirdeğinin sağa 3. interkostal aralıktan sağ göğüs boşluğuna girdiği, sağ göğüs boşluğu içerisinde sağ akciğer orta lobu hasarladığı, daha sonra perikardı, kalp sağ atriumunu ve vena kava inferioru ardından perikart arka duvarı hasarlayarak sol göğüs boşluğu arka duvarından sırtta T8 omur ve skapula hizasında birleşim yerinden vücudu terk ettiğinin,
Sol meme başı üst dış kadrandan giren ateşli silah mermi çekirdeğinin sol 6. kotu üst bölümünden kırarak sol göğüs boşluğu içerisine girdiği, diyaframı hasarlayarak batın boşluğuna girdiği, karaciğer sol lobu hasarladığı, ardından mide üst ve orta bölümde perforasyon oluşturarak dalak ve sol böbreği hasarladığı, ardından kalın bağırsakta perforasyon oluşturarak sırtta T10 omur sol paravertebral bölgeden vücudu terk ettiğinin,
Sol uyluk üst bölüm arka yüzden 3 cm aralıkla giren 2 adet ateşli silah mermi çekirdeğinin yumuşak doku ve kas gruplarında ilerleyerek sol uyluk üst dış bölümden 3,5 cm aralıkla vücudu terk ettiğinin,
Sağ gluteal bölgede alt iç kısımdan giren ateşli silah mermi çekirdeğinin cilt altından ilerleyerek Sağ labium majus 2 cm alt kısmından çıktığı, daha sonra labium majus sağ ve solda ekimozlu sayılık oluşturarak tekrar vücuda girdiği burada pelvis iskion kemiğinde kırık oluşturarak, yumuşak doku ve kas gruplarının da ilerleyerek sol uyluk üst bölüm ön yüzden vücudu terk ettiğinin,
Sonuç olarak ceset üzerinde toplam 5 adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası bulunduğu, her iki göğüsteki ateşli silah mermi çekirdeği giriş yaralanmalarının tek başına ve ayrı ayrı ölüm oluşturacak nitelikte olduğunun,
Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı akciğer, kalp, büyük damar, diyafram, karaciğer, böbrek, mide, bağırsak yaralanmasından gelişen doku harabiyeti ve iç kanama neticesinde meydana gelmiş olduğu”
Görüşlerini içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

5. 31.08.2020 tarihli telefon inceleme tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

6. 21.08.2020 tarihli alkol raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

7. 21.08.2020 tarihli alkol tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

8. Nevşehir il Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 26.08.2021 ve 09.09.2021 tarihli sanık ve maktulün telefon çıkarım raporları dava dosyasında bulunmaktadır.

9. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Haksız Tahrik İndirimi Yönünden
Sanık, olay tarihinden 5-6 ay kadar önce eşi olan maktulün telefonunun whatsapp uygulamasında maktule ait çıplak fotoğraflarını gördüğünü, kendisinde eşinin sadakati konusunda şüphe oluşturduğunu ve bu haksız tahrikin etkisinde eylemini gerçekleştirdiğini beyan etmiş ise de savcılık ifadesinde geçmişte yaşanan bu konu hakkında süreç içerisinde maktulü affettiğine yönelik anlatımının olduğu, yine bu anlatımını destekler şekilde sanığın maktule gönderdiği mesaj içeriklerinden, maktulü boşanma kararından vazgeçirmeye çalıştığı, evlilik birliklerini devam ettirmek istediği, ayrıca müşterek çocukları olan ve olay günkü tartışma sırada evde bulunan tanık …..’nın beyanlarından tarafların tartışmasının başkaca günlük yaşanan bir olaya dayandığı, tartışma aşamasında tekrar boşanma kararı aldıkları, zira olaydan bir kaç gün önce de maktulün sanığın davranışlarından dolayı boşanmak istediğinden hazırlık aşamasında dinlenen kardeşi tanık …’e bahsettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın olaydan 5-6 ay önce görmüş olduğu fotoğrafların etkisi ile hareket etmediği, eylemini maktulün boşanmak istemesi nedeniyle gerçekleştirdiği ve bu bakımdan maktulün sanığa yönelik haksız tahrik oluşturan herhangi bir eylemi olmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanunu’nun 29 uncu maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Takdiri İndirim Nedeni Yönünden

Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Sanığın suça meyilli kişiliği, geçmişi, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın denetim süresi başladıktan kısa süre sonra tekrar suç işlemekten çekinmemesinin yanında geçmişi nazarında lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilebilecek bir hal gözlemlenmediğinden, mahkememizde bu konuda kanaat hasıl olmadığından ve TCK’nın 62. maddesi bir atıfet maddesi olmadığından uygulanmasına takdiren yer olmadığına …” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Eksik İnceleme Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin, sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar etmesi ve tanık beyanları ile saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/527 Esas, 2022/805 Karar sayılı kararında sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz

incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.