Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/1254 E. 2023/4547 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1254
KARAR NO : 2023/4547
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca dava açılmıştır.
2. Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.01.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 29 ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Temel ceza belirlenirken alt sınırdan haksız yere uzaklaşıldığına,
2. Bozma öncesi verilen erteleme kararının kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, kızına cinsel saldırıda bulunduğu iddia olunan H.D.Ç.’nin yerini ve telefonunu öğrenmek için mağduru tehditle ve silahtan sayılan bıçak kullanmak suretiyle cebirle alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur aşamalarda, olay akşamı evine doğru giderken bir erkeğin ismiyle seslenmesi üzerine dönüp baktığında E.T.’nin babası olan sanığı gördüğünü, sanığın elindeki bıçağı kuyruk sokumuna sapladığını, sonra da eşi … ile birlikte kendisini apar topar bir araca bindirdiklerini, yolda sanığın ve eşinin H.D.Ç.’yi bulamaması halinde kendisini öldürmekle tehdit ettiklerini ve sonra da kendi evlerine götürdüklerini, kapıyı E.T.’nin açtığını, bir odaya götürüp burada sanığın eşinin demir sopa ile vurup telefonunu elinden çekip aldığını, sanığın üzerine oturup “o çocuğu bulacaksın yoksa seni yaşatmam” diyerek tehdit ettiğini, H.D.Ç.’nin telefonunu verdikten sonra telefonu da olmadan evden ayrıldığını, sanığın ve E.T.’nin kendisini eve bıraktıklarını ifade etmiştir.
3. Antalya Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 26.03.2014 tarihli raporu ile mağdurun sakrumda, sağ ayak dış kısmında olmak üzere iki adet kesi yarasının hayati tehlikeye maruz kılmadığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu belirlenmiştir.
4. Tanık olarak beyanın başvurulan E.T.K.’nın aşamalardaki anlatımları dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden,
1. 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “suçun işleniş biçiminin” cezanın belirlenmesinde göz önünde tutulması gereken ölçütlerden biri olduğu, anılan Kanun hükmü ve Yargıtay uygulamaları dikkate alındığında, somut olayda sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini, birden fazla kişi tarafından birlikte ve silahtan sayılan bıçakla işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi hükmü de gözetilerek, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Bozma öncesi verilen Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyiz olunduğu gözetildiğinde, sanık hakkında kurulan hükümdeki sonuç cezanın, bozma öncesi verilen hükme nazaran fazla olması ve iki yılın üzerinde olduğu dikkate alındığında, erteleme hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Diğer Yönlerden,
1. Mağdurun aşamalardaki anlatımları, tanık olarak beyanına başvurulan E.T.K.’nın çelişkili beyanları, doktor raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, hakkında aynı uygulama maddelerinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen eşi … ile birlikte kızına karşı cinsel saldırıda bulunduğu iddia olunan şahsı bulabilmek amacıyla mağdurdan bilgi alabilmek için onu bıçakla yaralamak suretiyle zorla araca bindirip kendi evine götürdüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararında sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.