Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/10014 E. 2006/13187 K. 10.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10014
KARAR NO : 2006/13187
KARAR TARİHİ : 10.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1990 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 192 ada 4 parsel sayılı 3291.52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, komşu 1 parsele uygulanan vergi kaydının bu yönü “meşelik” okuması nedeniyle miktar fazlası tarla niteliği ile, 189 ada 17 parsel sayılı 1634.41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 189 ada 16 parsele uygulanan vergi kaydının doğu, batı ve … hudutlarının “meşelik” okuması nedeniyle miktar fazlası tarla niteliği ile, 147 ada 3 parsel sayılı 3303.79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 130 ada 4 ve 5 parsellere uygulanan vergi kayıtlarının batı hududunun “çalılık” okuması nedeniyle miktar fazlası tarla niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … bu yerlerin babasına ait … alanı olduğu, onun ölümü üzerine yapılan rızai taksim sonucunda kendisinin payına düştüğü iddiası ile tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, karar davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki olağanüstü zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık süre içinde açılmış tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece çekişmeli parsellerin orman sayılan yerlerden olmadıkları ve davacı yararına zilyetlikle … kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.
Çekişmeli yerler komşu parsellere uygulanan kayıtların miktar fazlasıdır. Taşınmazların eylemli biçimde ormana bitişik oldukları dosya içeriğinden, özellikle bilirkişi raporları, yerel bilirkişi anlatımları ve krokilerden anlaşılmaktadır. Taşınmazların komşu parsellere uygulanan kayıtların oluşum tarihinden sonra sınırda bulunan ormana elatılmak suretiyle kazanılmaya çalışıldığı tartışmasızdır. Yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosunda taşınmazlar orman kadastro sınırları dışında bırakılmış ve bu çalışma arazi kadastrosu ile birlikte 1991 yılında kesinleşmiştir. Orman kadastro sınırları dışında kalma olgusunun kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık yasal süre geçmemiştir.
Tüm bunların ötesinde Kadastro Mahkemesinin 1991/146 Esas – 1992/196 Karar sayılı dosyasında davacı … tarafından aynı taşınmazlarla ilgili Hazine ve köy tüzelkişiliği aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davasında kendisine keşif avansı yatırması için verilen kesin süreye uyulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken “açılmamış sayılmasına” ve taşınmazların tesbit gibi Hazine adına tesciline denilmiş olması taraflar arasındaki kesin hükmün varlığını ortadan kaldırmıyacağından hükümde yapılan bu usul hatası da sonuca etkili görülmemiştir.
Değinilen yönlerin tümü birlikte değerlendirildiğinde gerçek kişinin davasının reddi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazineni temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 10/10/2006 günü oybirliği ile karar verildi.