YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/475
KARAR NO : 2023/4517
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarihli kararı ile “sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir hukuki nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanığın, ayrıldığı 5 günlük özel izinden dönmediği, iki günlük süre de geçmiş olmasına rağmen dönmeyerek firar ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu genel kasıtla işlenen bir suçtur. Görevlilerce düzenlenen 16.05.2014 tarihli tutanak, sanık ikrarı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasa’sının (5271 sayılı Kanun) 232 inci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 16.05.2014 yerine 14.05.2014 olarak gösterilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak bu hususların 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan nedenle Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasındaki “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak 14.05.2014 ibaresi çıkartılarak yerine 16.05.2014 ibaresi ” yazılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.