YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13398
KARAR NO : 2006/13176
KARAR TARİHİ : 10.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 422, 420 ve 421 parsel sayılı sırasıyla 10.000 m2, 11043.48 m2 ve 5421.34 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğinde vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, bu parsellerin birer kısmının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 421 parselin (A) ile işaretli 555 m2, 422 parselin (C) ile işaretli 170 m2’lik kısımlarının orman niteliği ile Hazine adına; 421 parselin kalan 4866.34 m2, 422 parselin kalan 9830 m2’lik kısımları ile 420 parselin tamamının tespit gibi davalı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1968 yılında ilk kez yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Son olarak da 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre 2/B uygulaması yapılmıştır.
Çekişmeli … Köyü 421 parselin (A) ile işaretli 555 m2 ve 422 parselin (C) ile işaretli 170 m2’lik kısımları davalılarca temyiz edilmediğinden bu kesimlerle ilgili hüküm kesinleşmiş ve orman lehine kazanılmış hak oluşmuştur. Orman Yönetiminin temyizi 420 parselin tamamı ile 421 ve 422 parsellerin (A ve C) kısımlarından arta kalan kesimlere yöneliktir. Mahkemece bu kesimlerin kesinleşen OKS’ları dışında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Şöyle ki; karara dayanak alınan ve uzman bilirkişi tarafından düzenlenmiş olan kroki ile kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması işleminden sonra oluşturulan harita arasında çelişki yok ise de, bir örneği dosyada bulunan ve 1968 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman tahdidine ilişkin orman tahdit haritası ile benzerlik bulunmamaktadır. Bilirkişi orman sınır hatları arasındaki bu farklığı, 1968 yılında yapılan orman tahditinde harita tekniğine uyulmadığı, 1968 orman sınır hattının zemine uymadığı, aplikasyonun zemine uyduğu, şeklinde açıklamıştır. Yasa ve yönetmelik hükümlerine uymayan inceleme ve 1968 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Dosyadaki harita ve tutanakların incelenmesinde, 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası ile daha sonra yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ait haritanın çelişkili olduğu, haritalar arasında çıplak gözle görülür biçimde farklılık bulunduğu, aplikasyon işlemi yapılırken 1968 yılı tahdidine orman sınır noktalarının yerleri, açıları ve mesafeleri bakımından uyulmadığı, adeta zemindeki duruma göre yeniden orman sınırı geçirildiği gözlenmektedir.
Aplikasyon; daha önce yapılmış olan orman kadastrosuna ait orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur. (02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Yönetmeliğin 44. md.) Aplikasyon işlemi … bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez. Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz.
Bu nedenlerle, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1968 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası, tutanakları ve paftası sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde ise nedeni üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı birer birer arazide bulunup röperlenmelidir. 1968 tahdit haritası zemine uygulandıktan sonra kesinleşen aplikasyon ve 2. madde çalışmasından sonra oluşturulmuş olan harita yerine uygulanmalı, haritalar arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığı 1968 orman kadastrosu ve 1979 yılındaki 2. madde işlemlerinde kullanılan … fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle belirlenmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 1968 yılında yapılmış orman tahdit haritası ve 1979 yılında ilan edilen aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ilişkin haritaya göre konumunu gösteren her iki harita ile irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, haritalar ile genel arazi kadastro paftasının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle en az 5 orman sınır noktasını içerecek ölçekli kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanarak teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor alınmalıdır.
Değinilen yönler gözetilmeksizin yetersiz inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10.10.2006 günü oybirliği ile karar verildi.