Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/14615 E. 2023/1765 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14615
KARAR NO : 2023/1765
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2016/135 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında:

a) Katılan … …’e yönelik cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

b) Katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.08.2020 tarih, 14 – 2016/193422 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İstemi
Cinsel taciz içeren eylem bulunmadığına, olayı katılanın yanlış anladığına, kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet kararının haksız olduğuna, katılan …’in yumrukla ve bijon anahtarı ile kendisine saldırması üzerine kendisini korumaya çalıştığına, meşru müdafaa ve zorunluluk hali içinde olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin gerekçesiz uygulanmadığına, sabıkasının bulanmadığına, adli sicil kaydında bulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının zamanında düşümünün yapılmadığı için adli sicil kaydında gözüktüğüne ve bunun sabıka kaydı olarak kabul edilemeyeceğine, şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamından, olay günü katılan … okuldan arkadaşının çıkmasını beklerken sanığın yanına gelmesi üzerine markete girdiği, sanığında katılan …’in arkasından markete girdiği, katılan … çıkınca sanığında tekrar arkasından çıktığı, katılan … caddeye doğru gidince sanığın katılanı takip ettiği ve katılan …’in sanığın alkollü olduğunu fark edince yolunu değiştirip tekrar dönüp markete girdiği, katılanın bu durumdan rahatsız olup marketten çıktığı, sanığın peşinden marketten çıkıp katılana yaklaşarak “Birlikte kahve içelim” dediği, katılanın sanığa “Eşim gelecek kaç” dediği, bunun üzerine sanığın emlakçı dükkanına girdiği, bir süre sonra katılan …’in eşi olan diğer katılan …’in eşinin yanına geldiği, eşinin telaşlı halini görerek sebebini sorduğu, katılan …’in olayı anlatması üzerine katılan …’in hiddetlenerek söz konusu emlakçı dükkanına gidip sanığı dışarıya çağırdığı ve kavga ettikleri, sanığın 1,12 promil alkollü olduğu, sanık ile katılan …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, tanık …’nin sanığın ve katılan …’in markete girip çıktıklarını gördüğünü, katılan …’in endişeli ve telaşlı olduğunu, sanıkla katılan …’in kavga ettiklerini gördüğünü beyan ettiği, diğer tanık …’nın sanık … ile birlikte çalıştıklarını, katılan …’in gelerek …’i çağırdığını ve aralarında arbede yaşandığını, kendisinin … isimli şahsı tuttuğunu, …’i gönderdiğini beyan ettiği, sanığın kolluk savunmasında; katılan …’in kendisine saldırdığını ve aralarında arbede yaşandığını, olaydan önce işyerinin önünde civarında dolaştığını, markete girip kahve aldığını, marketin içinin kalabalık olduğunu ve kahvenin pahalı olmasından dolayı market içerisinde bundan sonra hep birlikte kahve içelim diye söylediğini, kimseye içelim diye sarkıntılıkta bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

IV.GEREKÇE
A. Sanığın Katılan …’e Yönelik Cinsel Taciz Eylemi Yönünden
Sanıkla aralarında husumet bulunmayan katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanık …’nin anlatımları, sanığın kolluk savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın cinsel taciz içerikli herhangi bir söz veya eylemi ile cinsel tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmayıp devamlılık ve ısrar içeren katılanı takip eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğunun anlaşıldığı, bu bozma nedenine göre de öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve suçun “Basit yargılama usulü” kapsamında kalması karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması sebebiyle mahkeme hükmü hukuka aykırı bulunmuş ve Tebliğnamede onama isteyen düşünceye yukarıdaki gerekçeyle iştirak edilmemiştir.

B. Sanığın Katılan …’e Yönelik Kasten Yaralama Eylemi Yönünden
Katılan … ve eşinin beyanları, tanık anlatımları, katılan … hakkında düzenlenen raporda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu işlediği anlaşılmış olup sanığın işlediği kasten yaralama suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukukî durumunun yeniden karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış ve Tebliğnamede onama isteyen düşünceye aynı gerekçeyle iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2016/135 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.