YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/7219
KARAR NO : 2012/8805
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanıklar…. hakkında hükmolunan ceza miktarlarına göre, sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’e karşı ayrı ayrı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükümleri ile mağdur …’a karşı nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede;
a- Soruşturma aşamasında şikayetçi olmadıklarını belirten ve kovuşturma aşamasında katılma talebinde bulunmayan mağdurlar … ve …’in, sanık …hakkındaki hükümleri “katılan” sıfatı ile temyize yetkilerinin bulunmadığı ve hükmün, vekilleri tarafından 22/02/2010 tarihinde ibraz edilen süre tutum dilekçesi ile “sanıklar vekili” sıfatı ile temyiz edildiği anlaşılmakla; mağdurlar … ve … vekillerinin, sanık … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik “katılan vekili sıfatı ile” yasal süresinden sonraki temyiz istemleri ile,
b- Katılan … vekilinin, 22/02/2010 tarihli süre tutum dilekçesi ile, mahkeme hükmünü “sanıklar vekili” sıfatı ile temyiz ettiği, 7 günlük yasal temyiz süresinden soma 17/03/2010 tarihinde ibraz edilen gerekçeli temyiz dilekçesinde, temyiz kapsamını genişleterek “katılan sanıklar vekili” sıfatı ile temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla; yasal temyiz süresinden sonra temyiz kapsamı genişletilemeyeceğinden, katılan … vekillerinin, sanık … hakkında mağdur …’a karşı nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin,
CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
3-Sanık … müdafiinin, 25/03/2010 tarihinde havale edilen gerekçeli temyiz dilekçesinde, sanık … hakkında hükmedilen beraat hükümlerini temyiz dışı bıraktıklarını açıkça beyan ederek, temyiz kapsamını sınırlaması karşısında; sanık … hakkında mağdurlar … ve …’e karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümleri temyiz incelemesi dışında bırakılmıştır.
4-Sanık … hakkında mağdur …’a karşı nitelikli kasten yaralama; sanık … hakkında mağdur …’a karşı nitelikli kasten yaralama,
sanıklar … ve … hakkında nitelikli kasten yaralamaya yardım suçları yönünden, sanık … müdafii ve sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … hakkında mağdur …’a karşı nitelikli kasten yaralama; sanık … hakkında mağdur …’a karşı nitelikli kasten yaralama, sanıklar … ve … hakkında nitelikli kasten yaralamaya yardım suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdire ve sanık …’ın nitelikle kasten yaralama suçu yönünden tahrike ilişen cezayı azaltıcı nedenlerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş; incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin sübuta, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin eksik incelemeye, sübuta, yasal savunmaya, ağır tahrikin bulunduğuna ve sair nedenlere yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile;
Hak yoksunlukların uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarında, sanıkların TCK.nun 53/l-c bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartlı salıverilme tarihine kadar, aynı maddenin l-a,b,c,d ve e bendindeki diğer haklardan cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin hüküm fıkraları hükümden çıkarılarak, yerlerine, “Sanık hakkında kasten işlediği suçtan ötürü hapis cezasına hükmedildiğinden, TCK.nun 53/l-a,b,c,d,e bentlerindeki haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına,” ibareleri eklenmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 28/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.