YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/503
KARAR NO : 2012/993
KARAR TARİHİ : 21.02.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Öldürmeye Kalkışmak, Silahla Yaralamak, Silahla Tehdit, 6136 SYA
HÜKÜM : …: Mağdurlar …, İsmail Eren ve …’a karşı silahla yaralama suçlarından TCK.nun 86/1, 86/3-e, 62/1, 53/1-2. maddeleri uyarınca 3 kez uygulanarak 3 defa 1 yıl 3 ay hpc Eşref TUGAL: a- Mağdurlar … ve …’ü yaşamsal tehlike geçirecek şekilde silahla yaralama suçundan TCK.nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son,62/1, 53/1-2. maddeleri iki kez uygulanarak 2 defa 4 yıl 2 ay hpc.
b- Katılan …’ın dam ve evine ayrı ayrı ateş ederek silahlı tehdit suçundan TCK’nun 106/2-a, 43/1, 62/1, 53/1-2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hpc,
c- 6136 Sayılı Yasanın 13/3, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca ve toplanarak 6.375 YTL adli pc.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Temyiz edenlerin sıfatları ve temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi, sanık …’in “mağdurlar … ve ….’i öldürmeye teşebbüs”, “tehdit” ve “6136 sayılı Kanuna muhalefet”; sanık …’in “mağdurlar …, İsmail Eren ve …’yi kasten yaralama” suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılmıştır.
2-Nüfus kayıtlarına göre; sanık …’in, “….”, sanık …’in “….” olan anne adlarının, gerekçeli karar başlığına mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …..,ve ….in suçlarının sübutu kabul, sanık …’in “tehdit” ve “6136 sayılı Kanuna muhalefet”; sanık …’in “mağdurlar …, ….,…., ve …’yi kasten yaralama” suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma ve eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin eksik soruşturmaya, meşru savunmaya, ceza miktarına, haksız tahrikin varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A.Sanık …’in “tehdit” suçu yönünden,
TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın aynı Kanunun 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümüne eklenmesine karar vermek suretiyle CMUK.nun 322 maddesindeki yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B.a-Sanık …’in mağdurlar … ve Mehmet’e yönelik eylemleri yönünden,
Dosya kapsamına göre, sanığın 6136 sayılı Kanun kapsamındaki tabancasıyla, etkili mesafeden önce mağdur …’in, ardından da mağdur …’in karın bölgelerine doğru birer el ateş ettiği, aldığı isabetle birlikte kaçmaya çalışan ve akabinde yere yığılan mağdur …’in bağırsak ve mesane yaralanması ile hayati tehlike geçirmesine neden olacak; isabeti alır almaz yere düşen mağdur …’in ise bağırsak yaralanması ile hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları olayda,
Silahın elverişliliği, atış mesafesi, hedef alınan vücut bölgelerinin yeri ve mağdurlarda meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, sanığın “mağdurlar … ve Mehmet’i öldürmeye teşebbüs” suçlarından cezalandırılması yerine, suçların nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde “kasten yaralama” suçlarından hüküm kurulması,
b-Sanık …’in “6136 sayılı Kanuna muhalefet”; sanık …’in “mağdurlar …, ….., ve …’yi “kasten yaralama” suçları yönünden,
Suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin kılınmış olmakla birlikte,
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. Maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK.nun 231. Maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında, ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması,
soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de,
TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın aynı Kanunun 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 21/02/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.