YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10703
KARAR NO : 2023/2187
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar haklarında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Almus Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2014/64 Esas, 2014/75 Karar sayılı kararı ile sanık …’in cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’un cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Hükümlerin sanıklar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.09.2021 tarihli ve 2021/22095 Esas, 2021/7632 Karar sayılı kararı ile; basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Almus Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2022 tarihli ve 2021/150 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararı ile sanık …’in cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’un cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanunun 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’in Temyiz İsteği
Katılana yönelik tacizde bulunmadığına, hakkında lehe olan hükümlerinin uygulanmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.
B. Sanık …’un Temyiz İsteği
Katılana yönelik tacizde bulunmadığına, telefon hattının kendisine ait olduğuna ancak hattı kaybettiğine, daha sonra yeniden hat çıkardığına, yeni hat çıkarana kadar bir haftalık süre geçtiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın kullanmış olduğu 0541*** ** ** numaralı telefonunun sanık …’in kullanmış olduğu 0545 *** ** ** numaralı telefondan 01.02.2014 ile 02.02.2014 tarihlerinde aranmak suretiyle kendisine yönelik “Ben seni istiyorum, seni özledim”, “Seni istiyorum, bacaklarının arasına girmek istiyorum” tarzında cinsel içerikli sözler söyleyerek taciz ettiği, ayrıca sanık …’un kullanmış olduğu 0545 *** ** ** numaralı telefondan ise 02.02.2014 tarihinde saat 16:15 de “Slm” şeklinde mesaj gönderildiği, 03.02.2014 tarih saat 19:08 de ise “Nehabr cnm” şeklinde mesajlar atılmak ve 03.02.2014-04.02.2014 tarihi arasında 2 kez aranmak suretiyle cinsel taciz suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında;
1. Sanık … açısından; savunma, iletişimin tespitine ait kayıtlar, taraflar arasında hiçbir tanışıklık olmadığının tespiti, katılanın beyanlarının birbiriyle uyumlu ve istikrarlı olduğu, bir erkeğin hiç tanımadığı bir bayanı, gece vakti, 5 saatlik bir zaman dilimi içerisinde 20 kez aramasının hayatın olağan akışına uygun, makul görülebilir bir mazereti olamayacağı, tanık olarak dinlenen ….’nin beyanları dikkate alındığında, sanığın katılana yönelik “ben seni istiyorum, seni özledim”, “seni istiyorum, bacaklarının arasına girmek istiyorum” şeklinde sözler söylemek suretiyle cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … açısından; telefonunu kaybettiği ve sonrasında yeniden hattını çıkarttığı şeklindeki savunmada bulunsa da sanığın kullandığı telefonun başkası adına kayıtlı olması nedeniyle kendisine ait olmayan hattı kaybettiği takdirde yeniden çıkartmasının mevzuat uyarınca mümkün olmadığı, diğer sanık … ile akrabalık bağlarının bulunduğu ve sanığın aramaları sonucunda kendisinin de kullandığı telefon numarasından iki adet mesaj gönderdiğinin tespit edilerek tutanağa bağlandığı, sanığın eyleminin diğer sanığın eyleminden sonra meydana geldiği dikkate alındığında sanığın telefon hattını kullanan kişinin kadın olduğunu bilmesine rağmen mesajları gönderdiği, taraflar arasında tanışıklık olmadığı, sanık tarafından diğer sanığın cinsel amaçlı eylemlerinin hemen devamında, bir kadına yönelik “Slm”, “Nehabr cnm” şeklindeki mesajların gönderilmesinin cinsel amaçlı olduğunun kabulünün gerekeceği değerlendirildiğinden cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle kararın bozulması üzerine söz konusu ilama uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanıkların lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Almus Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2022 tarihli ve 2021/150 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.