YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20144
KARAR NO : 2023/3554
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2013/508 Esas, 2015/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’in temyiz isteği, üzerine atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, gerekçenin yetersiz olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re’sen dikkate alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
B. Sanık …’ın temyiz isteği, suç kastının olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in … İnşaat Elektrik Ticaret Sanayi Limited Şirketi yetkilisi olarak katılan … … …’dan 27.11.2012 tarih ve 71914 seri numaralı faturaya konu malları aldığı ve karşılığında suça konu keşidecisi …- Sude Ticaret olan, 16.02.2013 keşide tarihli, … şirketi adına düzenlenmiş olan 18.500,00 TL tutarında çeki verdiği, suça konu çekin bankaya ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek katılandan aldıkları mal karşılığı suça konu çeki vererek haksız menfaat temin ettikleri iddia edilmiştir.
2. Sanık …, suça konu çeki sanık … … ve temyiz dışı sanık … isimli şahıslara verdiği elektrik malzemesi karşılığında adı geçen şahıslardan aldığını, daha sonra da arkasını cirolayarak aldığı mal karşılığı katılana verdiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini savunmuştur.
Sanık …, sanık … ile birlikte katılana suça konu çeki vermek suretiyle malzeme aldıklarını, söz konusu çeki temyiz dışı sanık …’dan hatır çeki olarak aldıklarını, …’ın çeki … aracılığıyla kendisine gönderdiğini, suça konu çekteki keşideci adına atılı imzayı …’ın bilgisi dahilinde onun imzasına benzeterek attığını savunmuştur.
Temyiz dışı sanık …, sanıklarla ortak iş yapacakları ve kendi çekini vereceklerini, bu nedenle çekin güvenli olup olmadığını kontrol etmek için çek karnesini istediklerini, kendisinin de 4-5 yapraklı çek karnesini boş olarak verdiğini, daha sonra da kendisine iade edilmediğini, suça konu çekin de bu karneden alınarak yazılmış çekler olabileceğini, sanık …’in savunmasında belirttiği gibi suça konu çek karşılığı kendisinden elektrik malzemesi satın almadığını beyan etmiştir.
3. Katılan, suça konu çeki sattığı mal karşılığında sanık …’den aldığını, hatta sanık …’in bu olaydan iki üç gün önce yaptıkları başka bir alışveriş nedeniyle kendisine Akbank Foça Şubesine ait keşidecisi temyiz dışı sanık … olan 12.000 TL bedelli başka bir çek daha verdiğini, ancak bu çekin gerçek olduğunu karşılığının bulunmaması nedeniyle tahsil edemediğini belirtmiştir.
4. Tanık …, suça konu çeki hiç görmediğini beyan etmiştir.
5. 01.08.2013 ve 19.11.2013 tarihli uzmanlık raporlarında, suça konu çekin tamamen sahte olarak tanzim edildiği, suça konu çekin ön yüzünde … adına atfen atılan imzanın … eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
6. Mahkemece, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek katılandan almış oldukları mal karşılığı, bankanın maddi varlığı olan sahte çeki katılana verdikleri, her ne kadar sanık … savunmasında, suça konu çeki diğer sanıklardan aldığını ve sahte olduğunu bilmediğini ileri sürmüş ise de, yapmış olduğu satışa ilişkin fatura ya da başka bir belge ibraz etmemesi ve diğer sanıklar tarafından sanık …’in savunmasının doğrulanmaması nedeniyle, suçtan kurtulmaya yönelik sanık …’in savunmalarına itibar edilemeyeceği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulama yönünden Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde belirlenmesi gerektiği halde; somut olayda, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi dikkate alınmadan uygulama yapılması suretiyle sanıklar hakkında eksik adli para cezası tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2013/508 Esas, 2015/233 Karar sayılı kararında sanık … ve sanık … Caladar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve sanık …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.