YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11461
KARAR NO : 2023/5218
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. Gebze 5 Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2017 tarihli kararı ile sanık … hakkında iftira suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.12.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve katılanların istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında iftira suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’un temyiz isteği; sübuta, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, re’sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, re’sen nazara alınacak sebeplerle yasaya ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
3. Katılan …’ın temyiz isteği; sanık hakkında daha fazla ceza tayin edilmesi gerektiğine, kararın temyizi kabil olmadığına ilişkindir.
4. Katılan …’in temyiz isteği; sanık hakkında verilen cezanın daha fazla olması gerektiğine, kararın temyizi kabil olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık …’ un yönlendirme ve azmettirmesiyle temyiz dışı sanık …’nın katılanlar aleyhine, farklı Cumhuriyet Başsavcılıklarına dilekçeler vererek gerçekte işlenmediğini bildiği bir suçu işlenmiş gibi göstererek katılanlar hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak suretiyle iftira suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk derece mahkemesince sanık …’ un, diğer sanığı katılanlara karşı hukuka aykırı bir fiil isnadında bulunma konusunda azmettirmek suretiyle iftira suçunu işlediği kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında iftira suçundan kurulan hükümde ceza uygulamasında teselsül nedeniyle yapılan arttırımda hesap hatası sonucu eksik ceza tayin edildiği görüldüğünden ilk derece mahkemesinin kararı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak hesap hatası düzeltilip sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Emrah ve Hüseyin’ in temyiz istemleri yönünden;
1. Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik olmadığından katılanların, sanık hakkında daha fazla ceza tayini gerektiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. İlk derece mahkemesince sanık … hakkında verilen hapis cezası, Bölge Adliye Mahkemesince tespit edilen hesap hatası nedeniyle kaldırılarak sanık hakkında daha fazla hapis cezasına hükmedildiği, bu karar temyizi kabil kararlardan olduğundan katılanların bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri yönünden;
1. Tüm dosya kapsamına göre, sanık …’ un şirketinde müdür olarak görev yapan temyiz dışı sanık …’ nın, şirket adına imzalayarak katılanlara rızayla verdiği senedin kendisinden zorla alındığı yönünde katılanlar hakkında farklı Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikayette bulunduğu, sanık …’ un yönlendirmesiyle katılanlara yönelik gerçek dışı suç isnadıyla iftira suçunun işlendiği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık … ve müdafiinin, sübuta, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.12.2017 tarihli ve 2017/1995 Esas, 2017/2306 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii ve katılanlar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 5.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.