Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/4509 E. 2023/4694 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4509
KARAR NO : 2023/4694
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılmıştır.
2-Ödemiş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

3-Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
4.Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Ödemiş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur.
5.Ancak bu karara karşı sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda 03.02.2022 tarihli ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığın hükümlü olarak bulunduğu açık cezaevinden özel izin nedeniyle ayrıldığı ve dönmesi gereken tarihten iki gün süre geçmesine rağmen kuruma dönmediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1.İzin süresinden iki gün geçmesine rağmen dönmediğine dair 11.10.2015 tarihli tutanak, sanığın tevil yollu ikrarı ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, aşağıdaki 2 nci bentte belirtilen husus dışında sanığın sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz isteği reddedilmiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ödemiş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292 inci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “sanığın” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle” ibaresi eklenmesiyle sureti ile hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.