YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9936
KARAR NO : 2023/881
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : 1-Davacıların Başvurusunun Kısmen Kabulüne
2-Davalı SBN Sigorta AŞ’nin Başvurusunun Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma sebebiyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı SBN Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların ve davalı SBN Sigorta A.Ş.vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05/11/2011 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araç ile davacı … idaresindeki aracın karıştığı kazada …’ın annesi …’nın vefat ettiğini, …’ın ise çalışma gücünü yitirecek nitelikte yaralandığını, kazada davalının kusurunun bulunduğunu beyanla …’nın vefatı nedeni ile oğlu … ve gelini …’nin uğramış olduğu destekten yoksun kalma zararı için fazlaya dair haklarını saklı tutarak ayrı ayrı 1.000,00’er TL maddi, …’ın çalışma gücü kaybı nedeni ile 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak tüm davalılardan kaza tarihinden, yine … için 60.000,00.-TL, … için 30.000,00.-TL, …, … ve … için ayrı ayrı 10.000,00’er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle davacı … bakımından talebini 96.808,14 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı SBN Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin kusur oranında, gerçek zarardan ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, manevi zararların teminat dahilinde olmadığını ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur.
Davalı … vekili, aracın müvekkili bilgisi ve rızası dışında diğer davalı sürücü tarafından alındığını, kendisi arayarak hemen aracını iade etmesini istediğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur.
Davalı …’a davaya cevap vermemiş ve duruşmalara iştirak etmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza nedeniyle yaralanan davacı … için maddi tazminat koşulları oluştuğu anlaşılmakla davacı …’ın yaralanması nedeniyle işgöremezlikten kaynaklanan 96.808,14 TL maddi tazminatın olay tarihinden faizi ile verilmesine, davacılar … ve … için …’ın vefatı nedeniyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş ise de davacının düzenli gelir getiren bir mesleğinin olduğu, kendi eş ve çocuklarının geçimini sağladığı, …’nın vefatı ile destek zararı oluşmadığı anlaşılmakla tazminat koşulları bulunmadığından taleplerin reddine, davacılar için manevi tazminat koşulların oluştuğu anlaşılmakla tarafların kusur durumları, sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı vekilinin manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı … için 5.000,00 TL manevi davacılar …, …, …, … için ayrı ayrı 10.000,00’er TL manevi tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı SBN Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili, davalı … yönünden davanın işleten sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalı …’in kazaya karışan aracı …’den satın aldığını ve halen borcunun ödenmemiş olması nedeni ile aracın … adına kayıtlı olduğunu, aracın … tarafından izinsiz alındığının söylenemeyeceğini, araç malikinin sorumlu olduğunu, destekten yoksun kalma talebinin reddinin hatalı olduğunu, müteveffanın düzenli şekilde çalıştığını ve aile bütçesine katkıda bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğunu, davacı …’ın yüzündeki izin sabit olduğunu ve insanların bu iz nedeni ile kendisinden uzak durduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı SBN Sigorta A.Ş. vekili, sigortalı aracın işleteni hakkında aracın rızası dışında sürücü tarafından alınarak kazaya sebebiyet verilmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu durumda müvekkilinin de sorumluluğunun doğmayacağını, dava konusu taleplerin teminat dışında kaldığını, SGK tarafından ödenen geçici iş görmezlik ödemesinin rücu için aleyhlerinde dava açıldığını, mahkemece bu hususun araştırılmadığını, tazminattan geçici iş görmezlik ödeneğinin mahsubu gerektiğini, maddi ve manevi tazminatın reddedilen kısımlarına yönelik olarak müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmediğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmedilen manevi tazminatta davacı … yönünden manevi tazminata tutarının az olduğu, SGK tarafından kendisine 7.769,86.TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı anlaşıldığından ve geçici iş göremezlik ödemesi rücuya tabi olup gerçek zararın belirlenmesi bakımından sözkonusu ödemenin davacı … için belirlenen tazminattan mahsubu gerektiğinden davacılar vekili ve davalı SBN Sigorta A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacı … için 89.038,28 TL maddi, 20.000.00 TL manevi, davacı … için 5.000,00 TL manevi, davacılar …, …, …, … için ayrı ayrı 10.000,00’er TL manevi tazminata, davacılar … ve …’nin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, kaza tespit tutanağı ve kusur raporlarına göre kazanın meydana gelmesinde davacı müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının az olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu karşı araçta yolcu olan desteğin ölümü ve sürücü olan davacının yaralanması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
Davacılar vekilinin davacılar …, …,… ve … yönünden temyiz itirazı,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2020 yılı için 72.070 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 72.070 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Davacılar vekilinin davacılar …, …,… ve … yönünden temyize konu edilen miktar temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin … ve … yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin davacılar …, …, … ve … yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin … ve … yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.