Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1614 E. 2023/2998 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1614
KARAR NO : 2023/2998
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3043 E., 2022/2359 K.
vekilli Avukat …
DAVA TARİHİ : 19.07.2017
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/176 E., 2022/380 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili; davacının Hollanda da ilk defa çalışmaya başladığı tarihin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşı itibariyle 4/b kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının ve kurumca çıkartılan borç yönünden ilgili dönem bağlanacak toplam aylık tutarında kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının 51 yaşını doldurmadığını, 4/a kapsamında bildirilen hizmetlerinin iptal edildiğini, borçlanmanın 4/b kapsamında sayıldığını, davacının Hollanda da çalışmaya başladığı tarihin Türkiye’de sigortalılık başlangıcı kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kabulü ile,
Davacının Hollanda’da sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı 05.08.1991 tarihinin Türkiye’de sigortalı başlangıç tarihi olarak kabulü ile davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşı 01.07.2013 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile davacının iptal edilen aylığı nedeni ile kurumca bu tarihten 4/-b maddesi kapsamında bağlanacak aylık tutarında kuruma borçlu olmadığının tespitine, (4/1-a maddesi kapsamında bağlanan aylık ile 4/1-b maddesi kapsamında bağlanacak aylık farkı tutarında borçlu olduğuna), karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti bakımından; somut olayda, davacının 05/08/1991 tarihinde Hollanda’da sigortalı çalışmasının bulunduğu, yukarıda yer alan yasal mevzuat kapsamında bu tarihin Türkiye’de de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Yaşlılık aylığı bakımından ise, somut olayda, davacının 11.05.2013 – 20.05.2013 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında geçen çalışmalarının iptal edilmesinden sonra 3201 sayılı Kanun gereğince yaptığı ev kadınlığı borçlanma süresinin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b bendi kapsamına alındığı, borçlanma tutarını 03.06.2013 tarihinde ödemesi nedeniyle bu tarihten 7200 gün geriye gidilmek suretiyle maletme işleminin yapıldığı, buna göre de tahsis talep tarihi olan 13.06.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarının oluşmadığı gözetildiğinde kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle;

Davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile,

… 3. İş Mahkemesine ait 03.10.2022 gün ve 2021/176 Esas – 2022/380 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine,

Davanın kısmen kabulüne ile,

Davacının Hollanda’da sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı 05.08.1991 tarihinin Türkiye’de sigortalı başlangıç tarihi olarak tespitine,

Fazlaya ilişkin istemin redddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; tahsis talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili; davacının Hollanda’da sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı 05.08.1991 tarihinin Türkiye’de sigortalı başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapan davacının Hollanda’da ilk defa çalışmaya başladığı tarihin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşı itibariyle 4/b kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının ve kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29 uncu maddesi hükmü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları hakkındaki Türk mevzuatının uygulanmasında, sigortalı, Türkiye’de yaşlılık sigortasına tabi işe girmeden önce, Hollanda’da bir yaşlılık sigortasına tabi olmuşsa, bahis konusu Hollanda rejimine tabi olduğu ilk günün, Türk mevzuatına göre yaşlılık sigortasına tabi işe ilk defa girdiği gün olarak kabul edileceğini öngörmüştür.

3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinde; “Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.” düzenlemesi yer almaktadır.

11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi ile 3201 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin beşinci fıkrasına “Ancak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.” cümlesi eklenmiştir.

Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun’un “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1’inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır.

3201 sayılı Kanun’un, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.

Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.

Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir…” hükmünü içermektedir.

3.Değerlendirme
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece, aylık bağlanma koşullarının yargılama aşamasında oluşup oluşmadığı usulünce irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmeli; yine yargılama giderleri açısından da davanın açılmasına kurumun sebebiyet verip vermediği belirlenip sonucuna göre bir karar verilmelidir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.03.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.