Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/3598 E. 2010/255 K. 22.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/3598
KARAR NO : 2010/255
KARAR TARİHİ : 22.01.2010

… ile … ‘i ayrı ayrı kasten öldürmeye teşebbüsten, tehditten ve izinsiz silah taşımaktan sanık … …in yapılan yargılanması sonunda: …’yi öldürmeye teşebbüsten hükümlülüğüne, öldürmeye teşebbüsten ve tehditten beraatine ilişkin (BAKIRKÖY) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/11/2005 gün ve 327/170 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Kasten öldürmeye teşebbüs ve tehdit suçlarından açılan kamu davalarında; beraat kararlarının gerekçesine yönelmeyen temyiz taleplerinde sanık açısından hukuki yarar olmadığından müdafiinin beraat kararlarına yönelen temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2- Mağdur …’nin sanığa hakaret etmekten ibaret basit haksız eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 29 maddesinin uygulanması sırasında 1/3 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mağdur-müdahil …’yi kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim ve eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla haksız tahrik sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde …’ye yönelen eyleminde eleştiri ve düzeltme, diğer hususlarda bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına, teşebbüs nedeniyle alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, haksız tahrikin ağır olduğuna, takdire yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
A) 5237 sayılı TCK nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümüne eklenmesine karar vermek suretiyle CMUK 322 maddesindeki yetkiye istinaden DÜZELTİLEN mağdur-müdahil …’yi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyete dair hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, tayin edilen cezaya ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine,
B) Sanığın, mağdur … ’a yönelen eyleminden kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Sanık ile … ve …’nin annesi…’nin, önceden ortak olarak emlakçı dükkanı çalıştırdıkları, daha sonra sanığın ortaklıktan ayrıldığı, sanığın yeğeni … ile …’nin de bir ara ortak dekorasyon işi yaptığı, …’nin, … adına kayıtlı olan, ancak kendi evinde kullandığı telefonun faturasını ödemediği, …’ın, amcası olan sanıktan alacağını tahsil etmesini istediği, sanığın birkaç kez parayı istemesine rağmen …’nin ödeme yapmadığı gibi sanığın evine telefon açıp hakaret ettiği, bu sözlere kızan sanığın, olay yerine gelerek silahını çıkarıp, mağdur … ile oturan …’ye “seni öldüreceğim” diyerek ateş edip karnından vurduğu, sonra da mağdur …’e yönelttiği tabanca ile atışlarına devam ederek …’i her iki bacağından vurduğu, silah seslerini duyan … ve …’in, dükkana girerek sanığı etkisiz hale getirmeye çalıştığı, …’in sanığı arkadan kavradığı, silahı almak için uğraştığı, sanığın omzunun üstünden …’in göğüs bölgesine ateş etmek isterken alnından kendisini vurduğu, diğer yöne çevirdiği tabanca ile yine omuz hizasından …’e ateş etmek istediği, ancak tabancanın tutukluk yaparak merminin patlamadığı, olaydan sonra ele geçen tabanca üzerinde yapılan incelemede şarjörün boşalmış, bir adet merminin ise namlu içinde sıkışmış olduğunun, sanığın toplam yedi el ateş ettiğinin belirlendiği, alınan ekspertiz raporuna göre namluda sıkışan merminin dip tablasında tabancaya ait iğne izi olduğunun saptandığı, … ve …’in engellemesi neticesinde, tabancasında mermi kalmayan sanığın etkisiz hale getirildiği olayda;
Sanığın, mağdur …’i öldürme kastıyla ateş ettiği, tanık …. ve mağdur …’in engel olması nedeniyle eylemini tamamlayamadığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığı halde, öldürmeye teşebbüsten cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
B) Mağdur …’i kasten yaralama ve 6136 Sayılı Yasa’ya aykırılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise; sanığın sabıka kaydında yer alan ilamların silinme koşullarının oluşup oluşmadığı da göz önüne alınarak, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 22.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.