Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/7167 E. 2023/17103 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7167
KARAR NO : 2023/17103
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
1. Katılan …’a karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrire özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının ertelenmesine,
2. Katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi ve anılan Kanun’un 53 üncü ile 58 inci maddeleri uyarınca, 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi ve anılan Kanun’un 53 üncü maddesi ile 58 inci maddesi uyarınca, 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; hakkında verilen hükümleri temyiz etmek istediğine ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay günü kardeşinin katılanın yanında olduğu düşüncesiyle katılanın yaşadığı eve temyiz dışı sanıklarla birlikte gittikleri, aralarında çıkan tartışmada sanığın katılan …’a yönelik sinkaflı küfür ederek hakaret ettiği, katılan ve mağdurun gözüne sprey sıkmak suretiyle kasten yaralama eylemlerini işlediği iddiasıyla sanık hakkında açılan davada sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın atılı suçlamaları kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. Katılan aşamalarda uyumlu beyanlarda bulunmuştur.
4. Tanık …’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Katılan ile mağdur hakkında alınan adli rapor içerikleri dosya içindedir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın ikrarı, katılan ve mağdurun aşamalardaki istikrarlı ve uyumlu beyanları, tanık …’nin aşamalardaki beyanları ve katılan ile mağdur hakkında alınan adli rapor içeriğine göre sanığın atılı suçları işlediğine dair ve lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin tartışılmaması, sanığın adli sicil kaydında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına engel sabıkasının bulunduğundan, mükerrir olan sanığın suçlu kişiliği değerlendirilerek, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62, 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, tanık …’nin yargılama aşamasındaki beyanında küfürleşmenin karşılıklı olduğu şeklinde beyanda bulunması karşısında, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma olanağı tartışılmayarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda; hakaret eyleminin sitenin neresinde gerçekleştiği tespit edilerek, aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
3. Taraflar arasındaki olayın çıkış sebebine dair tarafların birbirlerini suçlaması ve dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimden geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediğinde sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 E-K sayılı kararı karşısında, hakaret suçundan, haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi ile kasten yaralama suçundan anılan Kanun’un 29 uncu maddeleri kapsamında bir değerlendirme yapılmadan sanık hakkında hükümler kurulması,
4. 1 no.lu bozma nedenine uyularak yapılacak değerlendirme sonrasında aleniyet öğesinin oluşmadığının kabulü halinde ise,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.