YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9406
KARAR NO : 2023/17305
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarih, 2013/470 Esas, 2013/848 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollaması ile birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar 05.02.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
2. … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.10.2015 tarih, 2015/381 Esas, 2015/706 Karar sayılı ilamı ile sanığın denetim süresi içerisinde 12.03.2015 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ihbar edilmiştir.
3. İhbar üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kamera görüntülerinin istenmediğine, katılan tanıkların da polis memuru olması dolasıyla tarafsız olamayacağına, ihbara konu suçun kesin nitelikte adli para cezası olması nedeniyle bu ihbara dayanarak hükmün açıklanmayacağına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay tarihinde … … Caddesi No:… D:… sayılı adreste bir aile kavgası anonsu üzerine … kod nolu ekip görevlileri olarak konumlanan ve ihbarın asılsız olduğunun anlaşılmasıyla adresten ayrılmak üzere olan katılanlara hitaben “Neden adresten şahısları almadınız, boş olarak çıktınız, cinayet olacak, sizi manşet edeceğim, numaralarınızı verin, kendinize şimdiden yer beğenin.”, kendisinden kimlik istenmesi üzerine “Kimliğim yok, siz kimsiniz ki ben size kimlik vereceğim.”, karakola davet edildiğinde ise ve sokak ortasında “Uyanın lan polis dehşeti var burda.”, polis otosuna bindirildiğinde “Lansınız lan siz, böyle hukukun devletini s.k edeyim.”, sakin olması şeklinde kendisine telkinde bulunulduğunda ve karakola girdiği ahvalde “S.ktim şimdi sizi, işkencecisiniz, vursanız ya bana.”, karakoldan ayrılırken de “Kredi kartları borçlarınız var ya bunalıma girmişsiniz.” dediği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece tutanak, katılan ve tanık beyanlarına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın temyiz isteği yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık …’nin katılanların iddialarını doğrular nitelikteki beyanları ile 05.05.2013 tarihli olay tutanağı ve Yerel Mahkemece kamera görüntülerinin istenmesine ilişkin yazı cevabında karakolda sadece nezarethanelerde kamera bulunduğunun, olay yerinde bulunmadığının bildirilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği anlaşılmakla, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair yönlerden
1-Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2- Ancak; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.