YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11915
KARAR NO : 2023/3575
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/155 E., 2015/465 K.
SUÇ : 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
Karadeniz Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na (7201 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1.Katılan … tarafından, ağabeyi … aleyhine açılmış olunan tapu iptal ve tescil davası kapsamında dosyaya sunulan ve katılana tebliğ edilmesi gereken dilekçeye ilişkin tebligatın, katılan ile birlikte ikamet ettiği ve muhatabın çarşıya gittiği belirtilerek katılanın ağabeyinin eşi olan sanık tarafından teslim alınması suretiyle, tebliğ memuruna sıfatı hakkında yalan beyanda bulunduğu iddiası uyarınca sanık hakkında 7201 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan dava açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, posta görevlisi tarafından tebligat olduğunun söylendiğini, tebligatı imzalayarak aldığını, posta görevlisi gittikten sonra gözlüğünü takıp baktığında tebligatın katılana ait olduğunu gördüğünü bunun üzerine katılanın posta kutusunun üzerine tebligatı bıraktığını, katılan ile aynı apartmanda oturmadıklarını, aralarında kırgınlık olduğunu ve katılan ile görüşmediklerini, posta görevlisine aynı çatıda oturuyoruz demediğini, katılanın oturduğu apartmanın dış kapısının bazen açık olabildiğini, aynı gün tebligatı posta kutusunun üstüne bıraktığını beyan etmiştir.
3.Katılan beyanında, sanık ile aynı binada oturmadıklarını, kendisinin tebligatı görmediğini, posta kutusunun üzerine tebligat konulmadığını, mahkemeden cevap dilekçesi beklediğini, gelmeyince eşinin posta görevlisini aradığını, görevlinin tebligatı sanığa yaptığını söylediğini ve sanığın ”Aynı çatıda oturuyoruz, akşam geldiklerinde ben tebligatı ona veririm” diye söylemiş olduğunu beyan etmiştir.
4.Posta görevlisi olan Mehmet Çivici tanık sıfatı ile alınan beyanlarında, tebligat işlemlerini kendisinin gerçekleştirdiğini, o tarihte iki adet tebligat olduğunu, bir tanesinin katılana, bir tanesinin de sanığın eşine ait olduğunu, kapıyı sanığın açtığını, apartmanın isminin Bıçkıcı olduğunu, sanığın gözlüğünün olup olmadığını hatırlamadığını, genelde sanığın eşi …’ in evde olmadığını bildiği için tebligatı sanığa yaptığını, sorup sormadığını net olarak hatırlamadığını, katılana ait tebligatı da sanığa yaptığını ve imza aldığını, açıkça katılan …’nın tebligatının olduğunu söyleyip söylemediğini hatırlamadığını, sanığa birkaç defa tebligat yaptığını ancak “biz … ile akşamları beraber oturuyoruz” diye söylediğini hatırlamadığını, katılan …’yı, … Bıçkıcı’nın oğlu olarak bildiğini, bu nedenle sanığın kapısına gittiğini, ancak sanığa sorup sormadığını hatırlayamadığını beyan etmiştir.
5.Katılanın eşi olan Naciye Bıçkıcı tanık sıfatı ile alınan beyanlarında, eşi Mustafa tarafından, eşinin ağabeyi …’e karşı dava açıldığını, bu dava kapsamındaki dilekçenin katılana tebliğ edilmediğini, evrak gelmeyince 11811’den PTT’ye ve apartmanlarına bakan ilgili memura ulaştığını, kendisi ile yaptığı telefon görüşmesinde memur tarafından kendisine; posta evrakını karşı apartmandaki sanığa teslim ettiğini, sanığın, evrakı almaya yetkili olduğunu, aynı yerde ikamet ettiğini ve akşama evrakı vereceğini belirttiğini ifade ettiğini, dava açıldıktan sonraki süreçte sanık ve ailesi ile görüşmediklerini, aralarında
husumet bulunduğunu, sanığın, posta evrakını aldıktan sonra yakın apartmanda oturduğu için bir komşudan gönderebileceğini, Bıçkıcı apartmanının iki tane olduğunu, katılan ile birlikte 2 numaralı apartmanda oturduklarını, sanığın ise 1 numaralı apartmanda oturduğunu, posta görevlilerinin genelde 1 numaralı apartmanın giriş kapısından içeriye girdiklerini, ancak kendi binalarının da ayrı bir giriş kapısı bulunduğunu, ayrı posta kutularının mevcut olduğunu beyan etmiştir.
6.Dosya içerisinde, sanık ve katılanın ikamet ettikleri binaların girişleri ve evlerin birbirlerine olan konumlarını gösteren fotoğrafların bulunduğu anlaşılmıştır.
7.Yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, ”…cevap dilekçesini içeren tebligatı katılan …’nın ikametine götürerek tebliğ yapmakla görevli dağıtıcı olan tanık Mehmet Çivici’nin elinde olay günü 2 tane tebligat olduğu, 1 tanesinin katılan …, diğerinin ise … Bıçkıcı’ya ait tebligatlar olduğu, katılan ile sanığın Bıçkıcı Apartmanlarında oturduğu, Bıçkıcı Apartmanının 2 tane olduğu, katılanın 2 nolu binada, sanığın ise 1 nolu binada oturduğu, tanık Naciye Bıçkıcı’nın beyanına göre gelen postacıların genel olarak 1 nolu apartmanın giriş kapısını kullandıkları, tanık posta görevlisi Mehmet Çivici’nin beyanına göre posta görevlisinin katılan …’yı, … Bıçkıcı’nın oğlu olduğunu bildiğini, bu yüzden sanığın kapısına gittiğini, olay günü kapıyı posta görevlisine sanığın açtığı, tebligatların her ikisini sanığa yaptığı, ancak posta görevlisinin sanığa , katılan … ile … Bıçkıcı’nın aynı evde oturup oturmadıklarını sorup sormadığını, …’nın tebligatının olduğunu söyleyip söylemediğini, sanığın “… ile akşamları beraber oturuyoruz” diye söylediğini hatırlamadığını beyanı karşısında, iki tebligattaki soyisimin aynı olması ve posta görevlisinin görevini yaparken dikkat ve özen göstermemesi nedeniyle sanığın üzerine atılı tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını almak suçunu işlediğine dair bu eylemi bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiğine yönelik cezalandırılması için katılanın beyanından başka yeterli, inandırıcı, her türlü kuşkudan uzak ve kesin delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözönüne alınarak atılı suçu işlediği sabit olmayan sanığın CMK. 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile beraat kararı verilmiştir.
IV.GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanık savunmaları, tanık anlatımları, sanık ile katılanın evlerinin konumları ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda Mahkemede oluşan inanç ve takdir uyarınca kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karadeniz Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/465 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.