Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/206 E. 2023/246 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/206
KARAR NO : 2023/246
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu çeklerin altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını imzanın sahte olarak atıldığını, müvekkilinin davaya konu olmayan 25.04.2014 keşide tarihli çeki ödemek suretiyle bu durumdan haberdar olduğunu, bu çeki ticari itibari zedelenmesin diye ödediğini, müvekkilinin davalı taraf ile hiç bir şekilde ticari ilişkisinin olmadığını, davalının müvekkilinden herhangi bir alacağının olmadığını, müvekkilinin davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki olduğunu, davacının yetkilisi olduğu Kuzey Yıldızı Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.’nin malik olduğu Tekkeköy’de bulunan arsa üzerine inşaat yapımı için anlaşma yapıldığını, bu konuda mutabakatlarını gösterir sözleşmeyi Tekkeköy Belediyesine sunduklarını, müvekkilinin davacıdan ve Kuzey Yıldızı Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.’den halen alacaklı olduğunu, davaya konu 11 adet çekin mevcut olup 31.07.2014 keşide tarihli Z 9064337 numaralı 20.122,80 TL tutarındaki çek ile alakaları olmamakla birlikte diğer çeklerin davacının halen maliki olduğu Tekkeköy ilçesinde bulunan inşaatın kullanılan malzeme ve hizmet bedeli olarak davacıdan alındığını, bu çeklerin ciro edilerek malzeme ve hizmet karşılığı olarak alacaklı firmalara devredildiğini, davacının müvekkili şirket yetkililerine yukarıda anılan çekleri imzalayarak verdiğini, davacının imza inkarının ve müvekkili ile ticari ilişkisi olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkiline olan borcunun bir kısmı olan 41.500,00 TL’yi havale ile ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 11.09.2015 tarih, 2014/272 E. ve 2015/693 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 10.09.2018 tarih, 2017/1394 E. ve 2018/3980 K. sayılı kararıyla 14.07.2015 tarihli raporla Adli Tıp Kurumunca incelenen çeklerden 25.04.204 tarihli 7.922,34 TL’lik, 30.04.2014 tarihli 15.000,00 TL’lik ve 31.03.2014 tarihli 30.000,00 TL’lik üç adet çekin dava konusu olmadığı, Adli Tıp Kurumunca davaya konu 11 adet çekten 8 adedinin incelendiği, davaya konu 25.5.2014 tarihli 7.000,00 TL’lik, 31.07.2014 tarihli 20.122,80 TL’lik ve 30.06.2014 tarihli 15.000,00 TL’lik üç adet çekin incelenmediği, bu üç çek yönünden herhangi bir inceleme yapılmadan davanın tamamen reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 02.06.2020 tarihli raporda, 25.05.2014 tarihli 7.000,00 TL’lik çek ile 30.06.2014 tarihli 15.000,00 TL’lik çekteki keşideci imzalarının davacı …’nun eli ürünü olduğunun mütalaa edildiği, davaya konu 31.07.2014 tarihli 20.122,80 TL’lik çekle ilgili yapılan araştırma ve Anadolu Bank A.Ş.’nin 28.06.2021 tarihli cevabi yazısından; çekin Artı Yemek şirketi tarafından takas merkezine ibraz edildiği; ancak tedbir sebebiyle ödeme yapılmadığı bildirilip, ibraz anındaki arkalı-önlü görüntüsünün gönderildiği, davacı … tarafından hamiline düzenlendiği ve çekin arkasında … Mekanik’in, … ve Artı Yemek şirketinin ciro imzalarının bulunduğu, çekin davalı ile ilgisinin olmadığı, bu çek hakkında davalıya karşı dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluştuğundan 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 29.224,56 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; rapora esas mukayese belgelerin çoğunun fotokopi olduğunu, fotokopi ile tespit yapılamayacağını ayrıca imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine dair davacının uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişilerce mukayeseye esas alınması gerektiğini, ilgili dosyaya ilişkin bilirkişi raporuna esas alınan mukayese belgelere bakıldığında bu belgelerin çoğunun senedin keşide tarihinden sonraki tarihlere ait olduğunun anlaşıldığını, imzanın tespitine ilişkin bilirkişi raporunda inceleme yöntemleri olarak grafolojik ve grafometrik metotlara yer verilmemiş olup hangi ortamda, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığının açık bir şekilde gösterilmediğini, imza incelemesi yapan bilirkişilerin grafoloji uzmanı olmadıklarını, raporun denetime elverişli olmadığını, 31.07.2014 tarihli 20.122,80 TL’lik çekin davalı ile ilgisi bulunmaması nedeniyle mezkur çek hakkında davalıya karşı dava açılmasında hukuki yarar olmadığına hükmedildiğini, Mahkemenin, taraflara ait ticari defterleri incelemeye almaksızın davalı ve davacı arasında ilişki bulunmadığı ve işbu çekin davalı ile ilgisi olmadığı kanaatinin isabetli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının keşidecisi olduğu dava konusu çeklerde keşideciye atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.