YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/484
KARAR NO : 2010/1733
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
…’yu kasten öldürmeye teşebbüsten, …’i olası kastla öldürmeye teşebbüsten, genel güvenliği tehlikeye sokmaktan, mala zarar vermekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ün yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31/07/2008 gün ve 116/189 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)Katılanların 6136 sayılı kanuna aykırılık suçundan verilen hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, katılanlar vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mağdurlar … ve …’a yönelik eylemi ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişen sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik soruşturmaya, yasal savunmaya, gönüllü vazgeçmeye, teşdiden ceza tayinine, haksız tahrike, katılanlar vekilinin eksik soruşturmaya, teşdiden ceza tayin edilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A)6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B)Öldürmeye teşebbüs, olası kastla öldürmeye teşebbüs, mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçları yönünden;
Oluş ve dosya içeriğine göre; mağdurlarla aralarında eskiye dayalı husumet bulunan sanığın, olay günü mağdur …’ın kullandığı ve yanında mağdur …’ın da bulunduğu servis minibüsünü park halindeyken görüp yanlarına vardığı, kapıyı açarak hiçbir tartışma ve konuşma olmaksızın her iki mağdura yakın mesafeden tabanca ile sekiz el ateş ettiği, mağdur …’ın sağ uyluk, sol kalça ve diz bölgelerinden, mağdur …’ın ise sağ ve sol uyluk bölgelerinden kemik kırığına neden olup hayati tehlike oluşturmayacak şekilde yaralandıkları olayda;
a)Hedef alınan vücut bölgesi, sanığın engel bir durum olmamasına rağmen kendiliğinden eylemine son vermesi, olaydan hemen sonra kolluk görevlilleri tarafından yakalandığında silahın namlusunda bir adet, şarjöründe altı adet mermi bulunması dikkate alındığında, ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmakla, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek, kasten silahla yaralama suçundan ancak temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, mağdur …’a karşı öldürmeye teşebbüs suçundan, mağdur …’a karşı olası kasıtla öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Sanığın mağdurların aracının kapısını açıp onları hedef alarak silahla ateş ettiği olayda, fikri içtima nedeniyle sanık hakkında kasten silahla yaralama suçlarından hüküm kurulmasıyla yetinilmesi gerekirken, ateş edilen yerin meskun mahal olduğu ve araçta kurşun isabeti sonucu zarar oluştuğu gerekçesiyle ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve mala zarar verme suçlarından da hüküm kurularak TCK.nun 44 maddesine aykırı davranılması,
c)Kabule göre de; mağdur …’a karşı eylemin olası kastla işlendiği kabul edlidiği halde, sanığı meydana gelen netice olan yaralamadan sorumlu tutulması yerine olası kastla öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321 maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 23/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.