YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14911
KARAR NO : 2023/934
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesi uyarınca tesis edilen beraat hükmünün temyiz incelemesi öncesinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden; bozma üzerine kurulan mahkumiyet hükmünün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2012 tarihli ve 2012/1936 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2. Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2014 tarihli ve 2012/340 Esas, 2014/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet kararı verildiği,
3. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 08.09.2020 tarihli ve 2016/7813 Esas, 2020/3370 Karar sayılı ilamı ile kararın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden beraati gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi; çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden eylemin sarkıntılık düzeyinde kalması, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğe göre lehe kanunun belirlenerek uygulanması ve dosya kapsamına göre temel cezada asgari hadden uzaklaşılmasının orantılılık ilkesi ile hak ve nesafete aykırı olması nedenleriyle sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görülerek bozulduğu,
4. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2021 tarihli ve 2020/303 Esas, 2021/9 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden sanığın beraatine; sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verildiği,
5. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/27322 Esas, 2022/1203 Karar sayılı ilamı ile esası incelenmeyen kararın sanık müdafiine duruşma günü bildirilmeden yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle sanık ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görülerek bozulduğu,
6. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2021 tarihli ve 2020/303 Esas, 2021/9 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden sanığın beraatine; sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (e) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına dair karar verildiği, anlaşılmıştır.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.11.2022 tarihli ve 9-2022/120055 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiin temyiz istemi, özetle: İstismar suçu yönünden, mağdurenin beyanlarının çelişkili olmasına, mağdurenin rızasının bulunmasına, mağdurenin henüz çalışmaya başlamaması nedeniyle hizmet ilişkisinin henüz oluşmadığı, nüfuzun kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığına, beraat hükmü yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi taleplerine ilişkindir.
2. Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi, özetle: Beraat hükmü yönünden kararı temyiz etme isteğine, mahkumiyet hükmü yönünden sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyini aştığına, temel cezanın alt sınırdan tayini ile takdiri indirim hükmünün uygulanmasının hatalı olmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay tarihinde sabah saatlerinde iş yerinde temizlik işçisi olarak işe başlayan mağdureyi öğleden sonra temizleyeceği imalathaneyi gösterdikten sonra dönüşte mağdureye “Senin erkek arkadaşın var mı”, “Seni hiç erkek öptü mü” ,”Ben öpsem ne olur” şeklinde sözler sarf ederek, cinsel amaçla mağdurenin yanaklarını dokunma ve öpmek amacıyla aracın ön koltuğunda oturmakta olan mağdureyi kendisine doğru çekmeye çalışma şeklindeki eylemlerinin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı kabul edilmiştir.
2. Olayın gelişim ve özelliklerine göre mağdurenin kendi onur ve namusunu ilgilendiren bir konuda iftira atması için geçerli bir sebep bulunmaması, mağdurenin tüm aşamalardaki beyanlarında samimiyetinden şüpheye düşecek tutarsızlık bulunmaması ve alınan adli rapor içeriklerinin tümü bir bütün halinde nazara alındığında, sanığın yanında çalıştırdığı aralarında hizmet ilişkisi bulunan mağdureye karşı hiyerarşi gücünü de kötüye kullanarak sarkıntılık düzeyinde kalacak şekilde cinsel istismar suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
3. Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, geçmişi ve cezanın failin geleceği üzerindeki etkisi dikkate alınarak takdiri indirim hükümleri uygulanmıştır.
4. Kanun değerlendirmesi; 5237 sayılı Kanun’un 28.06.2014 tarihli değişiklik ile sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun lehe olduğu belirtilerek 6545 sayılı Kanun ile değişik 5327 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi hükmüne göre temel ceza belirlenmiştir.
5. Mahkemece bozma öncesi 11.01.2021 tarih, 2020/303 Esas, 2021/9 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın suç tarihinde işe aldığı on yedi yaşındaki katılana temizleyeceği imalathaneyi de gösterdikten sonra cebir, tehdit veya hile kullanmayıp, katılanın itirazı da olmaksızın “Seni gezdireyim, kafan rahatlasın” diyerek Karacakaya istikametine götürdükten sonra dönmek isteyen katılanı getirip bıraktığı olayda, hukuka aykırı olarak bir yere gitme veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmasından söz edilemeyeceği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçun unsurları yönünden oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, beraat kararının temyiz edilmeden 27.04.2021 tarihinde kesinleştiği, hüküm kısmında sehven tekrar beraat kararı verildiği açıklanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiin Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz Sebeplerinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle
uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın iş yerinde mağdurenin temizlik işlerinde çalışmaya başladığını beyan edip bu hususun mağdurenin ifadesinin yanı sıra tanık ….’nun açıklaması ile de sabit olduğu, bu suretle hizmet ilişkisinin şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz Sebeplerinin İncelenmesinde
1. Vasıflandırmaya Yönelik
Mahkemece eyleme uyan suç vasfının doğru şekilde belirlenerek gerekçede tartışıldığı anlaşıldığından katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Takdiri İndirim Hükümleri ile Ceza Tayininde Alt Sınırdan Uzaklaşılmasına Yönelik
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği; mahkemece aynı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman ile sanığın kastı dikkate alınarak belirlenen temel cezada bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Hakkında Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz Sebeplerinin İncelenmesinde
Dairemiz 15.02.2022 tarihli 2021/27322 Esas, 2022/1203 Karar sayılı bozma ilamından önce temyize konu edilen Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesince 11.01.2021 tarih 2020/303 Esas, 2022/1203 Karar sayılı ilamında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından işbu temyize konu Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli 2022/168 Esas, 2022/286 Karar sayılı ilamı ile sehven yazıldığı belirtilen beraat hükmüne yönelik sanık müdafiin vekalet ücretine ilişkin temyiz talebi ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddi gerekmiş, bu nedenle Tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında tesis edilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/286 Karar sayılı mahkumiyet kararında sanık müdafii ile
katılan mağdure vekilinin öne sürdüğü temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.