YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/691
KARAR NO : 2010/1694
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
…’i yaralamaktan ve hakaretten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (SİNCAN) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/04/2009 gün ve 177/47 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-) Sanık hakkında hükmolunan cezaların miktarlarına göre, müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-) Sanık müdafii, yasal süresi içerisinde verdiği 29.04.2009 tarihli süre tutum dilekçesinde temyiz istemini Kasten Yaralama suçundan kurulan hükme özgülediği halde, yasal süreden sonra verilen 23.06.2009 tarihli dilekçe de hakaret suçundan kurulan hükme yönelikte temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmış ise de; Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin yasal süreden sonraki temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, hakaret suçundan kurulan hüküm katılan vekilinin temyiz başvurusu üzerine incelenmiştir.
3-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde Hakaret suçunun niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eylemin taksirle işlendiğine, teşdiden ceza tayininin yersizliğine, haksız tahrik hükmünün ve 5237 sayılı TCK.nun 50 ve 51. maddelerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz itirazları ile katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle;
A-) Hakaret suçundan kurulan hükümde; sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde öngörülen güvenlik tedbirlerinin CMUK.nun 230/1-c maddesi uyarınca hükmün gerekçesinde gösterilmesi gerektiğinden, hüküm fıkrasının belirtilen suça ilişkin 2. bendinin ilgili kısmına, “Sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1- c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322.maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN vesair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün (ONANMASINA),
B-) Kasten Yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
a-) Oluşa ve dosya içeriğine göre; mağdurla aynı apartmanda komşu olup, apartman yönetimi konusunda aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle olay öncesinde küs olan ve olay günü alkollü olduğu tespit olunan sanığın, mağdura hakaret etmesiyle başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine tabancasını çıkarttığı, bunu gören mağdurun kaçmaya çalıştığı sırada, sanığın, 3-4 metre mesafeden hedef alıp kaçmaya çalışan mağdurun arkasından bir el ateş etmesi sonucu, sırt sol kürek kemiği alt dış hizasından isabet alan mağdurun 6. göğüs omuru sağ yarısında kırık, 3. ve 4. göğüs omuru disk mesafesinde spinal kanalda herniasyon, 5. göğüs omuru solunda kırık ve bu seviyede spinal kord zedelenmesi sonucu göğüs kafesi sağında hemopnömotoraksa ve göbek hizasının altından itibaren her iki uyluk ve bacakta his ve hareket kaybı nedeniyle yaşamsal tehlike geçirdiği, mevcut kırıkların müştereken yaşam fonksiyonlarını Ağır-4 derecede etkilediği ve yaralanmasının organ yitirilmesi işlevinde olduğu, olay sonrası tanık Nazir’in sanığa “yaptığın pisliği gördün mü” demesi üzerine, sanığın “pisliğin biri öldü, sıra sende” şeklinde cevap verdiği anlaşıldığı halde;
Hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan aletin elverişliliği, yaranın niteliği hususları dikkate alındığında, sanığın söze ve eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçu yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama suçundan yazılı şekilde karar verilmesi;
b-) Kabule göre de; Yargıtay denetimine olanak vermesi bakımından;
5237 sayılı yasanın 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının, kasten yaralama fiilinin mağdurun organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olması sebebiyle, önce 5237 sayılı yasanın 87/2-b maddesi uyarınca iki kat artırımı ile hapis cezasının belirlenmesi ve daha sonra 87/2-son maddesi uyarınca verilecek cezanın 8 yıldan aşağı olamayacağı belirtilerek buna göre uygulama yapılması yerine, verilecek cezanın 8 yıldan aşağı olamayacağından söz edilerek yazılı şekilde karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına ve tutukluluk süresine göre müdafiinin tahliye isteminin reddine, 23/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.