YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/8904
KARAR NO : 2010/703
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
Metin Eroğlu’nu kasten öldürmekten sanıklar …, … Ateş ile …, izinsiz silah taşımaktan adıgeçen sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin Altıncı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.05.2007 gün ve 102/368 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanıklar ile müdahillerin temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, sanık …’ın öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği, sanık …’un öldürmeye azmettirme suçu yönünden cezayı azaltıcı tahrik indirim sebebinin derecesi, sanık … yönünden cezayı azaltıcı bir neden bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede sübuta, asli faillerin suç isnadında bulunduğuna, eksik incelemeye, suç vasfına, ağır tahrikin varlığına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine, sanık … müdafiinin bir nedene dayanmayan, sanık … müdafiinin sübuta, suç vasfına, takdiri indirim nedenlerinin bulunduğuna, katılanlar vekilinin takdiri indirim nedeni bulunmadığına, her bir sanığın asli fail olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık … hakkında öldürmeye azmettirme suçundan kurulan ve re’sen temyize tabi olan hüküm ile sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanıklar … ve … hakkındaki öldürme suçu yönünden;
Sanık …’un, başka bir suçtan cezaevinde bulunduğu sırada maktulün kardeşi olan… ile tanıştığı, daha sonra… vasıtasıyla maktulle tanıştığı ve maktulden villa satın aldığı, henüz tapuda işlem yapılmadığı, satın aldığı villaya adamları sanıklar Doğan ve …’in yerleştiği, cezaevinden çıktıktan sonra sanık …’un da, villada oturmaya başladığı, daha sonra maktulle başka ticari işlerde ortaklık kurduğu, aralarında çıkan alacak verecek ihtilafı nedeniyle maktulün,
sanıkların oturdukları villanın anahtarlarını onların bulunmadığı bir sırada değiştirdiği, bu duruma sinirlenen sanık …’un, adamları olan sanıklar Doğan ve …’e “gidin maktulden anahtarı isteyin vermezse vurun” diyerek azmettirdiği, sanıkların da, anahtarları almak için maktulün bulunduğu babasına ait eve geldikleri, anahtarı istedikleri, bu nedenle sanıklar ile maktul arasında tartışma çıktığı, sanık …’ın, tabanca ile maktulü vurarak öldürdüğü, bu sırada sanık …’in de, sanık …’ın yanında yeraldığı, olaydan sonra olayda kullanılan tabancayı alıp evinde sakladığı olayda; anlaşmazlığın sanık … ile maktul arasında olduğu, diğer sanıklar … ve …’in maktul ile aralarında herhangi bir anlaşmazlık bulunmadığı, sanıkların, sanık …’un azmettirmesiyle, fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek öldürme eylemini gerçekleştirdikleri anlaşılmakla; sanıklar … ve … yönünden maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik teşkil eden eylem bulunmadığı gözetilmeden, haksız tahrik nedeniyle cezadan indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, verilen ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık …’ın tahliye isteminin reddine 09.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
09.02.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … Öcalan’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … Baştuğ müdafii Avukat …’ın yokluğunda 11.02.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.