Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21113 E. 2023/3803 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21113
KARAR NO : 2023/3803
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/55 E. ve 2014/99 K.
SUÇLAR : Başkalarına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma,
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta
kullanılan nakil vasıtasının müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanık …, sanık

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmü ile sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II.Sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talepleri ile sanık …’nın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1.Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ele geçen kaçak eşyanın fahiş miktarda olması nedeniyle sanık lehine düzenleme içermeyen 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun’un 3/5, 3/10. maddelerinden hüküm kurulması,
2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun’un 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun’lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1.Sanık … hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesi yollaması ile 3/5 ve 3/10 maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Suça konu kaçak sigaranın suç tarihine göre gümrüklenmiş değerlerinin fahiş olması nedeniyle, sanıkların cezasında 5607 sayılı Yasanın 3/23. maddesine göre artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sanık … açısından; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte

değerlendirilip, sanığın eyleminin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 08.05.2014 olduğu,
UYAP’tan yapılan kontrolde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2020/1144 Esasına kayıtlı, Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/496 E, 2019/511 K sayılı dosyasında suç tarihinin 19.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin 05.11.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eyleminin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Sanıklara verilen gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesinin yazılmaması suretiyle CMK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5.Dava konusu kaçak sigaranın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsadesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde TCK’nun 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
6.Suçta kullanılan nakil vasıtası hakkında 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesindeki şartlar değerlendirilmeden, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi,
7.Sanık … hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için TCK’nun 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının TCK’nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
8.5237 sayılı TCK’nun 58. maddesi uyarınca sanık …’ya verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilirken hangi ilamın tekerrüre esas alındığının açıkça belirtilmemesi,
9.Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık …’ın lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık …’a verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık …’ın yargılanmasına sebep olan sanık …’dan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.