YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17812
KARAR NO : 2023/3573
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/103 E., 2021/901 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2015 tarihli ve 2014/391 Esas, 2015/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, 58 … maddesi gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 25.11.2020 tarihli ve 2019/20157 Esas, 2020/16782 Karar sayılı ilâmıyla; ”…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen ”Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’ un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’ nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,” nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/103 Esas, 2021/901 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delalet ile beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 … hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, 58 … maddesi gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın savunmaları uyarınca, araçta ele geçen alkollü içkilerin hepsinin sanığa ait olmadığına, sanığın alkollü içkileri satma yönünde bir niyetinin olmadığına, kişisel kullanım amacını aştığına dair kabule katılmadıklarına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna, re’sen tespit edilecek hususlarla hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın içinde bulunduğu minibüste yapılan aramada, üç farklı markada 112 şişe gümrük kaçağı alkollü içkinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesi alınan savunmasına, 10 şişe alkollü içkiyi düğün için Suriyeli şahıslardan satın aldığını, içkilerin hepsinin kendisine ait olmadığını, güvenlik güçleri aracı durdurunca Suriyeli şahısların kaçtığını beyan etmiş, bozma sonrasında alınan savunmalarında ise, kaçak alkollü içkilerden bir kolinin kendisine ait olduğunu, 10 civarı rakıyı satmak için aldığını, araçta yakalanan alkollü içkilerin tamamının kendi üzerine yıkıldığını, bilmeden hepsini kabul ettiğini beyan etmiştir.
IV.GEREKÇE
A.Tebliğname yer alan 1 numaralı görüşü yönünden;
Her ne kadar Tebliğname’de, kovuşturma aşamasında oran belirtilmeden ve sanık doğru bilgilendirilmeden yapılan ihtaratın hatalı olduğu ve bu nedenle hükmün bozulması gerektiği belirtilmiş ise de; bozma sonrasında yapılan yargılama kapsamında, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarın bildirildiği ve şartların oluşması durumunda 5607 sayılı Kanunun 5 … maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabileceğinin hatırlatılmış olduğu görülmekle, 1 numaralı Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B.Mahkumiyet kararı yönünden;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin 02.07.2014 olduğu,
-Aynı gün incelenip bozulmasına karar verilen Dairemizin 2021/21446 Esas sırasında kayıtlı olan Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/722 Esas, 2015/1169 Karar sayılı dosyasında asıl davaya ilişkin suç tarihinin 22.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.07.2014 olduğu,
-Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/933 Esas sayısında kayıtlı davaya ilişkin suç tarihinin 20.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin 23.06.2014 olduğu,
-İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1269 Esas sayısında kayıtlı davaya ilişkin suç tarihinin 19.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.09.2014 olduğu,
-İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1244 Esas sayısında kayıtlı davaya ilişkin suç tarihinin 17.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 29.09.2014 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.10.12.2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 … maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının, yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun’a muhalefet
suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 … maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan mahkumiyet kararı bakımından uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekliliği,
3.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine 62 nci maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’ un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi kanuna aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/103 Esas, 2021/901 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.