YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21029
KARAR NO : 2023/3745
KARAR TARİHİ : 17.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/168 E., 2016/66 K.
SUÇ : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 01.07.2012, 01.07.2013, 01.07.2014
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/168 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na (1163 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan davada, sanıkların kastlarının bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararları verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, dosya kapsamı uyarınca suçun işlendiğinin sabit olduğuna, kanunda tasfiye halindeki kooperatiflerin genel kurul toplantısı yapmasına gerek olmadığına dair bir hüküm bulunmadığına, karara esas teşkil eden Bakanlık görüşünden de, tasfiye halindeki kooperatiflerin genel kurul toplantısı yapmasında zorunluluk bulunmadığı yönünde bir çıkarım yapılamayacağına, kanunu bilmemenin mazeret sayılamayacağına, sanıkların toplantı yapma zorunluluklarının devam ettiğine, belirtilen sebeplerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1.İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 26.11.2014 tarihli ihbar yazısı ile T.H.S.S. Yeni Değişim Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyeleri hakkında, genel kurulu zamanında olağan toplantıya çağırmadıkları gerekçesi ile suç duyurusunda bulunulmuştur.
2.Dosya içerisinde yer alan 20.03.2011 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı uyarınca, sanıkların yönetim kurulu üyeliklerine seçildikleri anlaşılmıştır.
3.Sanıklardan …’ ın 20.06.2011 tarihli istifaname ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, bu istifanın da Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’ nin 09.08.2011 tarihli nüshasında ilan edildiği anlaşılmıştır.
4.Sanık … savunmasında, kooperatifin önce Sanayi Bakanlığına bağlı olduğunu ve toplantı yapılmasının zorunlu olmadığının söylendiğini, tasfiye haline geçtiklerini ve sonra toplantıyı yaptıklarını, suç kastı bulunmadığını beyan etmiştir.
5.Sanık … savunmasında, kooperatifin önce Sanayi Bakanlığına bağlı olduğunu ve memurların kendilerine, yıl içinde toplantı yapma zorunluluğu olmadığını bu konuda Bakanlık görüşü olduğunu söylediklerini, sonrasında kooperatif Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sorumluluğuna geçince toplantı yapmanın zorunlu olduğunu ifade ettiklerini, kendilerinin de toplantı yaptığını beyan etmiştir.
6.Sanık … savunmasında, noter aracılığı ile istifa ettiğini, yerine Hasan Nihat Vardar’ın yönetim kurulu üyeliğine getirildiğini, suç tarihlerinde yönetim kurulu üyesi olmadığını beyan etmiştir.
7.Tanık Mehmet Kurnaz beyanlarında, bütün ortaklarının tapularının verildiğini, ortakların borçlarının olduğunu, tapusunu alanların dairelerini sattıklarını, kooperatifin borcu olduğunu, kendisinin de kooperatif ortağı olduğunu, daha sonra sigorta borçlarını ödediklerini ancak vergi borçlarını ödeyemediklerini, bir sene içinde kooperatifi tasfiye ederiz diye düşündüklerini ancak kasada para olmadığı için tasfiye sürecinin … sürdüğünü, Ticaret Bakanlığına müracat ettiklerini, tasfiye halindeki kooperatifin genel kurul toplantısı yapmalarına gerek olmadığı yönünde cevap aldıklarını beyan etmiştir.
IV.GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 01.07.2012, 01.07.2013 ve 01.07.2014 yerine, 2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
A.Sanık … Hakkındaki Karar Yönünden;
1.Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın suç tarihlerinden önce usulüne uygun olarak kooperatif yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanıklar … ve … Hakkındaki Kararlar Yönünden;
1.1163 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halindeki kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmayacağı, kararların oy çokluğu ile verilebileceği düzenlenmesi hususları dikkate alındığında; kooperatifin tasfiye halinde olmasının olağan genel kurul toplantısı yapılmasına engel olmadığı gibi Kanun’da istisnai bir hususun da düzenlenmediği dikkate alınarak ve tanık beyanları uyarınca kooperatifin aynı Kanun’un 82 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihlerinde dağılmış sayılmasına ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği de belirlendikten sonra, farklı hesap dönemlerine ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması şeklindeki eylemlerin her birinin ayrı suç oluşturacağı da gözetilmek suretiyle sanıkların hukukî durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı ve yerinde olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi,
2.1163 sayılı Kanunun Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında 7339 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen hapis cezası üst haddinin 6 … olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin anılan Kanun’un Geçici 5 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 … maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen Geçici 5 … maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 75 … maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, 7339 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
V.KARAR
A.Sanık … Hakkındaki Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/168 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanıklar … ve … Hakkındaki Kararlar Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/168 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2023 tarihinde karar verildi.