Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/7550 E. 2010/4662 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/7550
KARAR NO : 2010/4662
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

Karısı … ile …’i kasten öldürmekten sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (İSTANBUL) Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/02/2009 gün ve 397/80 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Yargılama giderinin gerekçeli kararda hüküm fıkrasında gösterilmesine rağmen, kısa kararda gösterilmemesi mahallinde tamamlanması mümkün eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
2.Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın insan öldürme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde …’yı öldürme suçunun niteliği tayin, takdire ve maktul …’yı öldürme suçunda tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A)Sanığın eşi …’yı öldürmek suçundan kurulan ve re’sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-Sanık hakkında Anrısora Monica’yı öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
a)Gerekçede; sanığın eşi olan maktul … ile arkadaşı …’nın birlikte aynı evde kaldıkları, olay tarihinde eve gelen sanığın, eşinin arkadaşının yanına taşınması ve fuhuş yapması nedeniyle aralarında çıkan tartışma sonucunda eşini bıçakladığı, bu sırada araya giren ve arkadaşını kurtarmak isteyen …’yı da bıçaklayarak öldürdüğü kabul edildiği halde, TCK.nun 82/1-h maddesi ile hüküm kurulması gerekirken, TCK.nun 81 maddesi ile uygulama yapılması suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması,
b)Maktul …’nın sanığa karşı bir sorumluluğunun bulunmadığı gibi yaşam tarzının da sanığa yönelik haksız tahrik nedeni olarak kabul edilemeyeceği ve olay anında haksız tahrik oluşturan herhangi bir söz veya eyleminin de bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK.nun 29.maddesi gereğince tahrik hükmü
uygulanarak eksik ceza tayini,
c)Kabule göre de;
30/06/2005 tarihli hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının aleyhe temyizi bulunmadığı halde öldürme suçundan sanık hakkında neticeten 14 yıl hapis cezası yerine 15 yıl hapis cezası tayini suretiyle CMUK 326/son maddesinde belirtilen kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, re’sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 21/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.