Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/26749 E. 2023/3348 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26749
KARAR NO : 2023/3348
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/54 Esas, 2016/5 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1.Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 54.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, verilen kararın haksız olduğuna, suçlamayı kabul etmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, daha önceden tanımadığı katılandan aldığı 5 tane büyükbaş hayvan karşılığı 2.500,00 TL peşin para ve suça konu 30.05.2011 tarihli, 35.000,00 TL bedelli çeki verdiği, çekin ibrazında bedeli daha önceden ödenen başka çekin sahtesi olduğunun ortaya çıktığı, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Sanık suçlamayı kabul etmediğini, kendisinin de çeki sahte olduğunu bilmeden pazarda hayvan sattığı simaen tanıdığı birisinden aldığını, cirolayıp katılana verdiğini savunmuş, ancak çeki aldığını söylediği kişi ile ilgili bilgi verememiştir.
3.Katılan, çekin sahte olduğunu öğrendikten sonra sanığı aradığını, geleceğini söyleyip gelmediğini, 32.500,00 TL olan zararının giderilmediğini belirtmiştir.
4.Kriminal rapora göre; suça konu çekin arka yüzündeki yazı, rakam ve imzanın sanığın elinden çıktığı, ön yüzdeki yazılar ile keşideci ve düzeltme imzalarının sanığa ait olmadığının, çekin sahte ve aldatma kabiliyetine haiz olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
5.Mahkemece; sanığın kanuni unsurları tam olan sahte çeki kimden aldığını ispat edememesi nedeniyle savunmasının kendisini suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ladik Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2008 tarihli ve 2007/17 Esas, 2008/7 Karar sayılı ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/54 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.