Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/1732 E. 2010/7458 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1732
KARAR NO : 2010/7458
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/58782

Hacı , … ile … …’ı aynı sebep ve kasıt altında öldürülmesine yardımdan ve …’ın kasten öldürmeye teşebbüs suçlarına yardımdan ve suç örgütü üyesi olmaktan sanık …, suç örgütüne üye olmaktan ve genel güvenliği tehlikeye sokmaktan sanık …’nin yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (…) Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/06/2009 gün ve 150/333 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Sanık …’nın yanında arkadaşları … … ve … ile birlikte olay günü mağdur … …’ı öldürmek amacıyla mağdurun bulunduğu yere gittikleri, … ve …’in tabanca ile ateş ettikleri, mağdurun sağ skapula ve sağ klavikula bölgesinden isabet alarak sağ akçiğer üst, orta ve alt loblarında yaralanmaya, …, yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda; teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK nun 35. maddesi ile uygulama yapıldığı sırada meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak olaya uygun makul bir ceza yerine 9 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in suç işlemek amacıyla kurulan örgüt üyesi olma, maktuller …, … …, Hacı Aslanpençe’nin öldürülmesine yardım, mağdur … …’ı öldürmeye teşebbüse yardım, sanık …’nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, 24.02.2004 tarihinde Mali Barın kurşunlanması suretiyle genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde bozma nedenleri saklı kalmak üzere suç niteliği tayin, sanık …’ın suçları yönünden cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı, sanık …’in suçu yönünden cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde
…/…
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/58782

bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık … ve müdafiinin sübuta, delilerin takdirinde hata edildiğine, takdiri indirim sebebinin uygulanması gerektiğine lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık …’in sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A-Sanık …’in mağdur … ’ı öldürmeye teşebbüs, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, sanık …’nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B-Sanık …’in maktuller , … ve … …’ın öldürülmesine yardım suçları yönünden;
a-5237 sayılı TCK.nun da aynı kast ve saik altında birden fazla kişinin öldürülmesi suçu düzenlenmediğinden, sanığın … ve … …’ın öldürülmesi suçuna yardım eylemlerinin 5237 sayılı TCK nun 81/1. maddesinde düzenlenen kasten öldürme suçunu oluşturduğu, buna göre; 765 Sayılı TCK.nun 450/5, 65/3 maddeleri ile her bir maktulü öldürme suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı TCK.nun 81/1, 39. maddelerinin,
Maktul Hacı’yı öldürmeye yardım suçunda da 765 Sayılı TCK nun 448, 65/3. maddeleri ile 5237 sayılı TCK nun 81/1, 39. maddelerinin,
Yargı denetimine olanak verecek biçimde uygulanması, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerektiği düşünülmeksizin somut karşılaştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 471. maddesiyle TCK nun 33. maddesinde yapılan zımni değişiklik nedeniyle “hapis hali süresince” yerine “ceza müddeti zarfında” yasal kısıtlılık halinde bulundurulmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık hakkında kurulan hükümlerin BOZULMASINA, 22/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.