Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/3694 E. 2010/8479 K. 27.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3694
KARAR NO : 2010/8479
KARAR TARİHİ : 27.12.2010

Bebek yaştaki …’ı kasten öldürmekten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: 5237 sayılı TCK.nun 32/1, 57/1,2,3,4,5, CMK.nun 223/3-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda tedavi ve koruma altına alınmasına ilişkin (SİLİFKE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.11.2009 … ve 186/372 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 29.04.2009 tarih ve 6141-4-3/201-248 sayılı raporuna göre, sanıkta hafif derecede zeka geriliği tespit edildiği ve mevcut akıl zayıflığının işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasını ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini kısmen azaltmış olup, sanık hakkında 5237 sayılı TCK nun 32/2. maddesinin uygulanması gerektiği, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 07.09.2009 tarih ve 3519 sayılı raporda sanıkta … derecede zeka geriliği tespit edildiği ve sanığın cezai sorumluluğu olmayıp hakkında 5237 sayılı TCK nun 32/1. maddesinin tatbik edilmesi gerektiğinin bildirilmesi karşısında, her iki rapor arasında çelişki bulunduğundan, mevcut çelişkinin giderilmesi amacıyla sanığın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevkedilerek bizzat muayenesi yaptırılarak raporu aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yapılan uygulama sanık lehine olup, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 07.09.2009 tarih ve 3519 sayılı raporu, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilip, elde edilen delillere dayanılmak suretiyle sanık …’ın … derecede zeka geriliği denilen akıl hastalığına müptela olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış ve sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, yüksek güvenlikli

bir sağlık kuruluşunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiş olmakla, sanık müdafiinin sübuta, suçun unsurlarının bulunmadığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.