Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/12368 E. 2023/1823 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12368
KARAR NO : 2023/1823
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli, 2015/459 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararı ile, sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı eylemi cinsel taciz kabul edilerek 5237 sayılı Kanunun 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise aynı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.02.2020 tarihli ve 14-2016/75586 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın soyut beyanı dışında atılı suçların işlendiğine dair somut delil olmadığına, sanığın komşuluk ilişkilerine dayanarak olay günü katılanın evine girdiğine, cinsel amacının bulunmadığına, atılı suçlardan beraat kararı verilmesi ve sanık lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın katılanın ağzını kapatması eylemini cinsel saldırı amacıyla gerçekleştirdiğine, sanığın cinsel saldırı suçundan cezalandırılması gerektiğine, verilen cezanın hakkaniyetli olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İddia, yapılan yargılama, sanık savunması, katılan beyanı, nüfus ve adli sicil kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihi olan 10.06.2015 günü saat 11:30 sıraları itibariyle katılanın evinin içerisine girerek “Benimle birlikte olurmusun” demek suretiyle cinsel ilişki teklif etmesi eylemi subuta ermiş olup katılanın bağırması ile sanığın katılanın ağzını kapatması olayındaki fiziki temasının cinsel saldırı amacıyla değil, katılanın bağırmasını engellemeye ve kendisinin de kaçmak için zaman ve fırsat yaratmaya yönelik olduğunun kabulü ile sanığın eylemi cinsel taciz aşamasında kaldığından sanığın cinsel taciz suçundan cezalandırılmasına, ayrıca sanığın suç tarihinde katılanın evine izinsiz girmek suretiyle de konut dokunulmazlığını ihlal suçu subuta erdiğinden sanığın bu suçtan da cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın işlediği kabul edilen cinsel taciz ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarının üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükümlerinin kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan hükümlerin onanması talebini içeren Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli, 2015/459 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.