Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/5248 E. 2011/7106 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5248
KARAR NO : 2011/7106
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/99018

…’ı kasten öldürmekten sanık …’nun yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.2010 gün ve 93/258 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Dosya kapsamı, aşamalardaki tanık beyanları, sanık savunması, soruşturma sırasında düzenlenen tutanaklar, olay yerinin özelliklerini gösteren fotoğraflar ve suç tarihinden itibaren uzunca bir süre geçmesi dikkate alındığında keşif yapılarak toplanacak delillerin yeni bir sonuç doğurmayacağı kabul edilip, mahkemenin olayı kasten insan öldürme olarak vasıflandırmasında bir hata görülmediğinden, tebliğnamenin keşif yapılarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesine ilişkin bozma öngören düşüncesi benimsenmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “kasten öldürme” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiilerinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede yasal savunmaya, yasal savunmada sınırın aşılmasına, suç vasfına, tahrikin derecesine, eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA) 23.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
23.11.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’nun yokluğunda 24.11.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.