Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3249 E. 2023/3510 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3249
KARAR NO : 2023/3510
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1505 E., 2022/2460 K.
DAVALILAR :1- … vekili Avukat … 2- … 1 Makina İmalat İnşaat Taah San Tic Ltd. Şti.3- … 4-Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 19.06.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/141 E., 2021/137 K.

Taraflar arasındaki davalı sigortalının geçirmiş olduğu kazanın davacı yönünden iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.09.2016 tarihinde davalılardan …’ın yaralanması ile sonuçlanan olayın davacı şirket açısından iş kazası niteliğinde olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyan ederek haksız ve yersiz olarak açılmış davanın reddini istemiştir.

Davalı … vekili, … 11. İş Mahkemesinin 2017/502 Esas sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını ve olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini beyan ederek haksız ve yersiz olarak açılmış davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile davacı şirket ile davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olmadığını, davacı şirket ile davalı şirketler arasında yapılan sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, yapılan işin, üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir iş olduğu için asıl işveren- alt işveren ilişkisinden söz etmenin mümkün olmadığını, davacı şirket yüklenici veya asıl işveren değil, iş sahibi olduğundan, meydana gelen olayın davacı şirket açısından iş kazası olarak nitelendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı şirketlerce aralarında yapılan Çelik İmalat İşleri Sözleşmesinin 2.maddesindeki yüklenicinin vecibeleri başlığında aynen; “…iş ve iş güvenliğiyle ilgili tüm sorumluluklar yükleniciye aittir..” hükmünün yer aldığını, mevcut eser sözleşmesinde yüklenicinin işçi sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre işyerinde tüm tedbirleri almak ve bu konuda denetimi sağlamakla yükümlü olduğunu, iş sahibinin ise böyle bir yükümlülüğünün bulunmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “somut olayda, davacı şirketin … Büyükşehir Belediyesi ile gerçekleştirdiği ihale neticesinde … Mahallesi Mamak Katı Atık Alanında atık depolama sahalarının rehabilitasyonu, düzenli depolama alanlarının projelendirilmesi ve işletilmesi, biyometanizasyon gazlaştırma-yakma ile enerji üretimi, atıktan türetilmiş yakıt üretimi, ambalaj ve hafriyat atıklarının geri kazanımı, tehlikeli ve tıbbi atıkların bertaraf edilmesi gibi bir dizi faaliyetleri yüklendiği, davacı şirket ile davalı Hedef-1 Makina İmalat İnşaat Taahhüt Limited Şirketi arasında ise Mamak-Sincan Katı Atık İşleme Tesisleri Çelik İmalat İşleri Sözleşmesinin imzalandığı, düzenlenen sözleşme ile …-Sincan, Mamak ve Adana Katı Atık Depolama Alanındaki yapılacak her türlü çelik, kolon, çatı makas, metal kapı, tank vs. işlerinin yapımı işinin davalı … Makina İmalat İnşaat Taahhüt Limited Şirketi tarafından yüklenildiği, söz konusu sözleşmenin 1. maddesinde sözleşme konusu tüm malzemenin davacı şirket tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığı, yukarıda yer alan açıklamalar kapsamında davacı şirket ile davalı … Makina İmalat İnşaat Taahhüt Limited Şirketi arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisinin bulunduğu anlaşıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir” gerekçesine dayalı olarak;

“Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, ” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,uyuşmazlık 28.09.2016 tarihinde meydana gelen kazanın davacı yönünden iş kazası olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.4857 sayılı İş Kanunu’nun 2 inci maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 12 inci ve 13 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.