YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1455
KARAR NO : 2023/2127
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesinde görülen mirasçılık belgesi verilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili, Ankara ili, …. ilçesi, …. Mahallesi … 1681 ve 1677 parsel sayılı taşınmazların …. oğlu …. mirasçıları adına kayıtlı olduğunu ve … mirasçılarının tespit edilmediğini belirterek TMK’nın 594 üncü maddesine göre Maliye Hazinesinin mirasçılığına karar verilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli ve 2015/150 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine hükmedilmiştir.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 11.02.2021 tarihli ve 2017/976 Esas, 2021/875 Karar sayılı ilamında; “…1680, 1681 ve 1677 parsel sayılı taşınmazların tedavüllü güncel tapu kaydı, kadastro tutanağı, varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları, taşınmaza ait tüm dayanak bilgi ve belgeleri ile birlikte ilgili tapu sicil müdürlüğünden getirtilmelidir.
… mirasçılarına ait bilgi, belge olabileceğinden 1680, 1681 ve 1677 parsel sayılı taşınmazların tüm tedavüllü tapu kayıtları ve dayanak belgeleri ilgili tapu müdürlüğünden getirtilerek, murisle ile ilgili araştırma yapılmalıdır.
Murisin adres ve kimlik bilgileri araştırılmalı, nüfus kayıtları Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden sorulmalıdır. Kadastro tespiti esnasında bilirkişi ve muhtar olarak görev yapan kişilerin hayatta olup olmadıkları ilgili kolluk kuvveti aracılığıyla tespit edilmeli, hayatta olduklarının anlaşılması halinde yeniden yapılacak keşifte tanık olarak beyanlarına başvurulmalıdır. Bu kişilerin hayatta olmadıklarının anlaşılması halinde taşınmazın evveliyatını, kullanımını vs. bilen, görgüye ya da duyuma dayalı bilgisine başvurulabilecek köyün yaşlı kişilerinin tespiti sağlanıp keşifte tanık olarak dinlenilmelidir. 05.05.2016 günü keşifte dinlenilen mahalli bilirkişiler de tekrar dinlenilerek taşınmazı kullanan kişilerin kimliği açık bir şekilde belirlenerek, taşınmaz hissedarı muris … ile aralarında irs bağının bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir…” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Mahalli bilirkişilerin açık ve net olmayan beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğunu,
2. Mahalli bilirkişilerin, tapulamanın da üzerinden uzun yıllar geçmesinin etkisiyle, taşınmazla ilgilenen kişilerin tapulama sırasında ölü olan malikinin mirasçısı mı yoksa zilyedi mi olduklarını birbirine karıştırdıklarını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 29 uncu maddesi hükmünde; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, TMK’nın 30 uncu maddesinde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda “taraflarca hazırlama ilkesi” geçerlidir. Hakim tarafların talepleriyle bağlı olup talepte bulunan tarafın iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma ilkesi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırabilir.
2. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispat olunur. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tabi değildir (TMK m.7). Hakim çekismesiz yargıda re’sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir.
3. Değerlendirme
1. Dava konusu taşınmaz başında bozma ilamı öncesi ve sonrası yapılan keşifte mahalli bilirkişiler, tapu kayıt malikini tanımadıklarını, taşınmazın fiilen…. tarafından kullanıldığını beyan etmişlerdir. Kolluk araştırmasında da taşınmazlardan 1681 ve 1677 parsel sayılı taşınmazların … ve … tarafından kullanıldığı belirlenmiştir.
2. Dava konusu taşınmazların tesciline dayanak Kalecik Kadastro Mahkemesinin 1995/852 Esas, 1956/615 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; … tarafından kadastro tespitine itiraz davasının açıldığını, yargılama aşamasında …’ın kadastro tespitinin doğru olduğunu beyan ederek davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ve 08.11.1956 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
3. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, tapu kayıt maliki … oğlu … ile…arasında geçerli bir irs ilişkinin belirlenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece herhangi bir somut delile dayanmadan yapılan irs ilişkisine yönelik tespit yerinde olmadığından, …. ada 39 parsel (eski ….), 3306 ada 45 parsel (eski ….), …. ada 40 parsel ( eski 1681) sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.