YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9388
KARAR NO : 2023/17296
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
Sanık … hakkında fuhuş suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Diğer sanıklar hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile;
1. Sanık … hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Sanıklar …, … ve … hakkında fuhuş suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanıklar …, … ve …’ın fuhuş suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ve sanık … hakkında ise 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… polis kolluk kuvveti görevlilerinin “…” takma ismini kullanan sanık …’in fuhuş yaptığı ve kendisiyle birlikte yabancı uyruklu kadınlara fuhuş yaptırdığı konusunda istihbari bilgi toplamaları üzerine sanığın kullandığı telefondan bağlantı kurarak fuhuş amaçlı pazarlık yaptıkları (kişi başı 200 TL. olmak üzere toplam 400 TL.’ye anlaştıkları) halde, buluşma noktasında sanık … ile “…” takma ismini kullanan şikâyetçi …’yı yakaladıkları ve şikâyetçinin beyanına göre Türkmenistan’da ev kredisi borcunu ödeyemediği için fuhuş yapmaya karar verdiği, … isimli arkadaşıyla Türkiye’ye gelip bir müddet fuhuş yaptıkları, …’nin yakalanarak sınır dışı edilmesi sonrası önceden …’nin tanıştırdığı sanık … ile iletişime geçip bir müddet onun yanında fuhuş yaptığı, para meselesi nedeniyle anlaşamayınca, sanık …’ın kendisini feribotla … iline gönderdiğini burada kendisini sanık …’nin karşıladığı ve bir müddet de onun yanında fuhuş yaptıktan sonra anlaşamayınca sanık …’nin tanıştırdığı sanık …’ın yanında da bir süre fuhuş yaptığı, buradan ayrıldıktan sonra da kuaförde tanıştığı ve yanında çalışarak evinde kaldığı sanık …’in de fuhuşa aracılık etmesi için yardım istediği ve sanık …’in evinde onun bulduğu müşterilerle fuhuş yaptığı iddia edilerek tüm sanıklar hakkında insan ticareti suçundan açılan davada Yerel Mahkemece sanıkların eylemlerinin fuhuş suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek, sanık … hakkında fuhuş suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, diğer sanıkların ise fuhuş suçundan cezalandırılmalarına yeterli delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yolu açık olup itirazın reddi kararı ile bu kanun yolunun tüketildiği, kesin nitelikteki itirazın reddi kararının temyiz yoluna tabi olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi ve mağdurun suç tarihinde sanık …’in evinde fuhuş yaptığından bahisle yakalanması nedeniyle soruşturma aşamasında verdiği beyanında olay öncesinde kendi rızası ile paraya ihtiyacı olduğu için fuhuş yapmaya karar verdiğini ve bu maksatla arkadaşı … ile birlikte Türkiye’ye geldiğini söyleyerek sanık hakkında bir kısım soyut iddialarda bulunması ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, cezlandırılmasına yeterli ve somut delil bulunmadığı anlaşılmakla, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Fuhuş suçundan kurulan hükümlere ilişkin karar başlığında suç adının insan ticareti olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi hata olarak kabul edilmiştir.
C. Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden
1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 227 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 20.06.2013 tarihinde alınan savunmalarının olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle O yer Cumhuriyet savcısının kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelendiğinden ve itiraz merciince verilen kararın temyiz kanun yoluna tabi olmadığından esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünen
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.