YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5910
KARAR NO : 2023/3163
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/434 E., 2017/292 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
(Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 24.02.2017 tarihli ve 2016/1495 Esas, 2017/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Askerlik hizmetini ifa etmekte iken 18.06.2016 tarihinde çarşı izninden dönmeyen sanığın bir süre firarda kaldıktan sonra 02.09.2016 tarihinde kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık ifadesinde özetle; ailevi sebeplerle 18.06.2016 tarihinde çıktığı çarşı izninden dönmediğini, İstanbul’a giderek işlerini hallettiğini, cezaevine girip çıkmadığını, askerî makamlara başvurmadığını ve hastaneye yatmadığını, 02.09.2016 tarihinde birliğine döndüğünü, komutanları ve arkadaşları nedeniyle birliğinde sıkıntılar yaşadığını, askerlik yapamadığını, psikiyatrik sorunları olduğunu, yaklaşık 3 aydır uyuşturucu madde kullanmadığını, uyuşturucu madde olarak sadece eroin kullandığını, öncelikle beraatini talep ettiğini mahkeme aksi kanaatte ise lehine olan bütün kanun hükümleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasını istediğini ve kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya muvafakatının olduğunu beyan etmiştir.
3.Sanığın gerek sorgu ve savunması gerekse sağlık kayıtları dikkate alınarak tayin edilen psikiyatri uzmanına ait “Sanığı muayene ettim, adli dosyasını inceledim, Sanıkta “B Kümesi Kişilik Örüntüleri ve Uyum Bozukluğu” tespit ettim. Sanığın işlediği öne sürülen suç öncesi, sırasında ya da halen bilişsel işlevlerde ağır bozulma, yargılamayı bozan psikotik hastalık ya da davranışlarının kontrolünü bozan majör duygu durum bozukluğu belirtisine rastlanmamıştır. Zeka düzeyi normal sınırlar içerisindedir. Sanığın kendisini akıl ve mantık kurallarına göre savunabildiği, belirgin dikkat, bellek, yönelim kusuru bulunmadığı, öznel ve nesnel yargılamanın tam olması, psikotik bulgu saptanamaması nedeniyle ceza sorumluluğunu etkiler nitelikte bir akıl hastalığı ya da zayıflığı düşünülmemiştir. Suç tarihlerinde (18.06.2016-02.09.2016) ve halen askerliğe elverişli olduğu, ceza sorumluluğunun tam olduğu, adli müşahede altına alınmasına gerek olmadığı tıbbi kanaatindeyim.” şeklindeki tıbbi mütalaa dava dosyasına eklenmiştir.
4.Dosya içerisinde bulunan sanığa ait sevk belgesi, vaka kanaat raporu, olay tespit tutanağı, sağlık kayıtları, kıta anket formu, kendiliğinden birliğine katıldığına dair tutanak ve tüm belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
5.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi, firar ve izin tecavüzü suçunu işleyenlerin altı hafta (42 gün) içinde kendiliklerinden gelmeleri halinde cezalarından ne miktarda indirim yapılacağını hükme bağlamıştır. Sanığın eyleminin 18.06.2016-02.09.2016 tarihleri arasında meydana geldiği nazara alındığında; eyleminin Kanun’un öngördüğü altı haftalık süreyi aştığı anlaşılmakla, yargılama konusu suça ilişkin tayin edilen ceza bakımından 1632 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin uygulanması mümkün görülmediğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, tüm dosya kapsamına göre, sanığın 18.06.2016-02.09.2016 tarihleri arasında kesintisiz sürerek kendiliğinden gelmekle son bulan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren “firar” suçunu işlediği, savunmalarında suçunu ikrar ettiği, sanığın suç tarihinde askerliğe elverişliliğini ve cezai ehliyetini etkileyen bir durumun olmadığı anlaşılmakla; eylemi sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gelibolu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2017 tarihli ve 2016/434 Esas, 2017/292 Karar sayılı kararında (Kapatılan 2. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 24.02.2017 tarihli ve 2016/1495 Esas, 2017/153 Karar sayılı kararı) sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.