Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21014 E. 2023/3457 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21014
KARAR NO : 2023/3457
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/245 E., 2016/91 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/245 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Askerlik yükümlüsü olan sanığa son yoklamasını yaptırması konusunda TRT aracılığıyla ilanen tebligat yapıldığı, ancak buna rağmen yoklamasını yatırmaması nedeniyle Burdur Valiliği İl İdare Kurulunca 3.564,00 TL idarî para cezası verildiği, idarî para cezasının kesinleşmesinden sonra yapılan kontrollerde ele geçen sanığa askerlik işlemlerini tamamlatması gerektiğinin bildirildiği, ancak sanığın bu bildirime uymaması üzerine 03.12.2014 tarihinde yeniden yakalandığı, sanığın eylemi nedeniyle Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda 17.03.2015 tarihli ve 2015/218 sayılı iddianame ile Burdur 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 17.06.2015 tarihinde sanığın tekrar yakalanarak mevcutlu olarak Askerlik Şubesi’ne teslim edildiği, 1 gün yol izni verilerek Ulaştırma Personel Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı (Gaziemir/İZMİR) emrine sevk edildiği, ancak sanığın geçerli bir mazereti olmaksızın yasal süresi içerisinde birliğine teslim olmadığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık savunmasında özetle; babasının gözlerinin görmediğini, eşi ile aralarında devam eden boşanma davasının bulunduğunu, bu evlilikten bir tane çocuğunun olduğunu ve annesinin yanında kaldığını, çocuğuna bakmak amacıyla çalışması gerektiğinden askere gidemediğini beyan etmiştir.

3.Sevk Belgesi (Bakaya), Burdur İl Emniyet Müdürlüğünün 17.06.2015 tarihli yakalama tutanağı, Burdur Valiliği İl İdare Kurulunun 18.02.2014 tarihli ve 4153 Esas, 31 Karar sayılı idarî yaptırım kararı, söz konusu idarî yaptırım kararının usulüne uygun tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatası, Burdur Askerlik Şubesi Başkanlığının 07.09.2015 tarihli suç duyurusunu içeren yazısı ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

4.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1.7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanun’la 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş…” dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,

Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 … maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 04.12.2014-17.06.2015 olarak gösterilmesi gerekirken 03.12.2013 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/245 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.