YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/3300
KARAR NO : 2010/794
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
… ile …’ı nitelikli kasten öldürmekten sanıklar … ile …, izinsiz silah taşımaktan sanıklar … ve Necati …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin …Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.10.2008 gün ve 138/406 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanık … duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanıkların temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Anayasa’nın 40/2, 1412 sayılı CMUK’nun halen yürürlükte olan 310. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 231, 234 ve 291/1 maddeleri uyarınca ilgililere yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tefhimi yanında, bu hususların kararda da yer alması gerektiği halde, hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmediği anlaşılmakla, aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme hakkını kullanabilmesi açısından CMK.nun 260. maddesi uyarınca hükmü temyize yetkisi bulunan katılanlar vekilleri Av. …’ya 24.10.2008 tarihli kararın Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca CMK’nun 291/1. maddesinde belirtildiği şekilde “hükmün tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulup zapta geçirilmek ve … onaylattırılmak suretiyle” hükmü temyiz edebileceklerine ilişkin meşruhatlı bildirimde bulunularak, CMK’nun 234 ve 260. maddeleri uyarınca, tebligat evrakı ile birlikte verdikleri takdirde temyiz dilekçesi de eklenerek, buna göre tebliğname de düzenlendikten sonra Dairemize iade edilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na (TEVDİİNE), ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık … müdafiinin tahliye isteminin reddine, 15.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
15.02.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı
… ‘ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … ’in yokluğunda 18.02.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.