YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2632
KARAR NO : 2011/3673
KARAR TARİHİ : 07.06.2011
Taksirle …’ı öldürmekten, …’ı da kasten yaralamaktan sanıklar … ile …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21/07/2010 gün ve 259/215 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
A- Sanık … hakkında verilen 21.07.2010 tarihli hüküm, 22.07.2010 tarihli dilekçe ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2008 tarih ve 2008/1-9/15 sayılı kararı uyarınca, dosyanın onanması istemini içeren sanığın 27.07.2010 tarihli dilekçesi temyizden vazgeçme olarak kabul edildiğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B- Sanık …’in taksirli adam öldürme ,sanık …’in taksirli adam öldürme ve mağdur …’yi yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık …’ın yaralama suçunun niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık … müdafiinin bir sebebe dayanmayan, müdahiller vekilinin eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
1)Sanık … hakkında mağdur …’yi yaralama suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2)Sanıklar … ve … hakkında taksirli adam öldürme suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Olay gecesi alkollü olan mağdurlar ve maktulün yanlarından geçen sanıklara “geceniz güzel mi?” şeklindeki sözlerini alkollü olan sanıkların küfür olarak algılamaları nedeniyle, mağdur ve maktülün peşinden giderek kavga ettikleri, kavgada sanık …’in maktüle kafa atarak yere düşürdüğü, sanık …’ın mağdur …’ye vurduğu, her iki sanığın mağduru tekmeledikten sonra, yerde yatan maktule de tekme vurarak darp ettikleri, olay yerinden kaçan müşteki …’ın yakın yerde bulunan polis ekibine haber vermesiyle polisin yaralıları hastaneye gönderdiği, ancak maktülün hastaneye ex duhul ettiği, Birinci Adli Tıp İhtisas kurulunun 03.02.2010 tarihli raporunda; kronik kalp hastalığı olan ve aşırı alkol almış maktülün meydana gelen olayın efor, stresi ve travmanın etkisi ile kendinde mevcut kronik kalp hastalığının aktif hale geçmesi sonucu öldüğü, maktülün sağ el dorsalinde 3×3 cm. ve 6x6cm.’lik iki adet şişlik, saçlı deri altında fronta perietal ve oksipital bölgede ekimoz tarif edilerek bu travmatik değişimlerin doğrudan ve kısa sürede öldürücü nitelikte olmadıkları, basit müdahele ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduklarını belirtildiği olayda;
03.04.2009 tarihli ölü muayene tutanağı ile Adli Tıp kurumu Morg İhtisas Dairesinin 06.05.2009 tarihli Raporu ve Birinci Adli Tıp İhtisas kurulunun 03.02.2010 tarihli raporunda burun kemiğinde kırık olduğu belirtilmesine rağmen, Birinci Adli Tıp İhtisas kurulunun 03.02.2010 tarihli raporunun sonuç kısmında burun kırığının dikkate alınmaması karşısında;
Maktule ait tüm tedavi evrakları, film ve grafilerinin yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilerek;
Maktüldeki meydana gelen tüm yaralar ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK nun 86. maddesi kapsamında rapor alınarak, sonucuna göre;
a-) Yaralanma 5237 sayılı TCK.nun 86/1. maddesi kapsamında kaldığı takdirde, 5237 Sayılı TCK.nun 87/4. maddesi uyarınca Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma suçundan,
b-) Yaralanma 5237 sayılı TCK.nun 86/2. maddesi kapsamında kaldığı takdirde ise, sanıkların, maktüldeki kalp ve damar rahatsızlığını önceden bilip bilmediği hususu araştırılarak, sonucuna göre;
aa-) Bildikleri tespit edildiği takdirde, 5237 sayılı TCK nun 22/3 ve 86/2. maddeleri yollamasıyla aynı yasanın 85.maddesi uyarınca Bilinçli Taksirle Öldürme suçundan,
bb-) Bilmedikleri tespit edildiği takdirde ise, 5237 sayılı TCK.nun 22/2 ve 86/2.maddeleri yollamasıyla aynı yasanın 85.maddesi uyarınca Taksirle Öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, esik soruşturmasonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 07/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.