YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8718
KARAR NO : 2006/11731
KARAR TARİHİ : 08.12.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki fesih sözleşmesi tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Almanya’da bulunan … firması ile 4 adet iç fındık alım-satımı ile ilgili sözleşmenin R.S Tinsley (Liverpool) Ltd üzerinden yapıldığını, fındık yetiştiriciliğinin o yıl sekteye uğraması, ürün veriminin düşmesi vb.nedenlerden dolayı fındık için tesbit edilen meblağın yükselmesi sonucu sözleşmenin ifasının müvekkili açısından zorlaştığını, müvekkilinin iyiniyetle edimini yerine getiremeyeceğini kendi komisyoncusuna bildirince olaya …’ın dahil olduğunu ve sözleşmede imzası olmamasına karşın alıcı gözüken … ile sözleşmenin feshinin görüşüldüğünü ve davacının komisyoncu firmalarının da araya girmesi ile 55.000 USD cezai şart ödenmesi koşulu ile sözleşmelerinin feshi hususunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin bu cezai şartı ödediğini, davalının bu parayı aldıktan sonra sanki sözleşmeler feshedilmemiş gibi sözleşmelerdeki tahkim şartına dayanarak Almanya Hamburg Borsası hakem heyeti önünde açmış olduğu dava da satıcının edimini yerine getirmemesinden dolayı uğramış olduğu zararların tazminini istediği, Hakem Kurulunun davacıyı 169.833.64 USD ödemeye mahkum ettiğini, kesinleştiğini ve davalının Ünye Asliye Hukuk Mahkemesinde hakem kararının tenfizi davası açtığını, bu nedenle 4 adet sözleşmeden tarafların daha sonra aralarında yaptıkları ihale sözleşmesi ile dönüldüğünün ve sözleşmelerin geçmişe etkili olarak ortadan kalktığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin Almanya’da mukim yabancı şirket olup, aleyhine Türkiye’de dava açılmasının mümkün olmadığını, feshedildiği iddia edilen sözleşmelerde açık bir tahkim şartı olup, söz konusu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların Hamburg Borsası Mal Müdürlüğü Hakem Heyeti mevzuat ve kuralları uygulanarak yine bu kurum tarafından kesin olarak karara bağlanacağını bu nedenle davanın yetki ve görev yönünden reddi gerektiğini ayrıca esastan da davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre davalı şirketin Almanya’da bulunduğu Türkiye’de herhangi bir şubesinin bulunmadığı Türk Mahkemeleri gayrimenkul dışındaki (diğer) mal varlığı haklarına ilişkin davalar hakkında da Uluslararası yetkiye sahip olduğu fakat bu yetki ülke içi yetki kuralları ile sınırlı olup (MÖHUK m.27) bir dava hakkında Türk Hukukunda hiçbir (Ülke içi) yetki kuralı yoksa Türk Mahkemeleri o dava için Uluslararası yetkiye de sahip olamayacağından davacının davasının yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 8.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.