Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/3117 E. 2023/3136 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3117
KARAR NO : 2023/3136
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/19 E., 2022/223 K.
SUÇ : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 01.07.2011, 01.07.2012, 01.07.2013, 01.07.2014, 01.07.2015
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/614 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na ( 1163 sayılı Kanunu) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

2.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/5117 Esas, 2020/20477 Karar sayılı ilâmıyla; ”…1-Dosya içerisinde sadece 17.03.2010 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin tutanağın bulunduğu ve anılan tutanakta yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususunda herhangi bir seçimin yapılmadığı anlaşılmakla, kooperatife ait karar defterleri ile genel kurul toplantı tutanakları usulünce getirtilerek, sanıkların hangi tarihte ve kaç yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri ile kooperatifin genel kurul tarihleri şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilip, suç tarihi itibarı ile sanıkların yönetim kurulu üyeliği görev sürelerinin devam edip etmediği ile kooperatifin 1163 sayılı kanunun 81/1-6. maddesi uyarınca münfesih olup olmadığı ile yine 1136 sayılı Kanunu’nun 81/2. maddesinde “Konut yapı kooperatfileri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır…” şeklinde düzenleme bulunduğu gibi sanıkların savunmalarında kooperatif tamamladıklarını ve üyelere teslim ettiklerini belirttikleri anlaşılmakla, kooperatif ana sözleşmesi getirtilip, ana sözleşmede gösterilen işlerin kapsamı tespit edilerek, konutların ortaklar adına tescil edilip edilmediği ile edilmiş olması durumunda tarihi belirlendikten sonra, 1163 sayılı Kanun’un 81/2. maddesindeki düzenleme uyarınca kooperatifin dağılmış sayılıp sayılmayacağının araştırılması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi,
2-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile TCK’nin 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanun’un Ek 2/2. maddesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

3-Dairemizin 28.09.2020 tarihli 2020/1515 E. 2020/11589 K. sayılı kararında gerekçeleri belirtildiği üzere;
Basit yargılama usulüne dair esasları düzenleyen CMK’nin 251/3. maddesinin sadece bir usul hükmü olmadığı, aynı zamanda maddi ceza hukukuna dair bir hüküm olduğu, bu nedenle basit yargılama usulünün yürürlük tarihini gösteren Geçici 5/(1)-d. maddesinde yazılı “hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalar yönünden” kısmının Anayasa ve uluslararası sözleşme metinlerinde düzenlenen “suç ve cezaların kanuniliği” ve “lehe kanun” ilkelerine aykırı olduğu, Anayasa’ya ve tarafı olduğumuz temel haklara dair uluslararası sözleşmelere (ve özellikle AİHS’ye) aykırı bu durumun Yüksek Yargıtay tarafından dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla,
Mahkemece sanıklar lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygulanma şartları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı gösterilmesi, ” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/223 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan açılan davada, suç tarihinin 17.03.2010 olduğu kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gerekçesi ile düşme kararı verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinin hatalı olduğuna, davanın esasına dair inceleme yapılarak sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

III.GEREKÇE
Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmında suç tarihlerinin 01.07.2011, 01.07.2012, 01.07.2013, 01.07.2014 ve 01.07.2015 olduğunun belirtildiği ve buna göre hüküm ve inceleme tarihlerinde zamanaşımı sürelerinin dolmadığı cihetle, gerekli kovuşturma yapılarak her suç bakımından sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı tayin ve takdir edilmesi yerine, suç tarihi 17.03.2010 olarak kabul edilip 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/223 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.