YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17033
KARAR NO : 2023/3868
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/637 E., 2016/61 K.
SUÇ : 7201 sayılı Kanun’a muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 09.07.2014, 16.10.2014, 23.01.2015
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. tarafından yapılan suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 7201 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/637 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararı ile sanığın 7201 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice 6 … 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın davalı olduğu, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/499 Esas sayılı dosyası kapsamında mernis adreside bulunmayan sanığın adresinin araştırılması için kolluğa yazılan yazılara istinaden düzenlenen, 09.07.2014, 16.10.2014 ve 23.01.2015 tarihli tutanaklara göre, sanığın adresini belirleyemeyen kolluk görevlileri tarafından sanıkla yaptıkları telefon görüşmelerinde sanığın her seferinde farklı adresler verdiği, ancak bu adreslerde sanığa tebligat yapılamadığı ve yaptırılan araştırmalarda da adreslerin yanlış olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, bilerek yanlış adresler vermediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin değerlendirilmesinde, aşağıdaki hususlar dışındaki temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un Geçici 5 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 … maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen Geçici 5 … maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
2.Gerekçeli karar başlığında son suç tarihinin “23.01.2015” yerine “29.06.2015” olarak gösterilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/637 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.