YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/537
KARAR NO : 2012/2258
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tasarlayarak ve canavarca hisle çocuğu öldürme, suç delillerini yok etme, suçluyu kayırma
HÜKÜM : 1- Sanık … için; TCK.nun 82/1-a-b-e, 31/3, 54, 63 maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası,
2- Sanık … için; TCK.nun 281/1-ilk cümle, 53, 63 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası,
3- Sanıklar …, …, … ve … için ayrı ayrı TCK.nun 283/1, 53, 63 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası,
4- Sanık … için beraat
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanıklar … ve … hakkında hükmolunan cezaların miktarlarına göre sanıklar müdafiinin ve yetkileri bulunmadığından katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-A) Sanık …’nun Tasarlayarak ve Canavarca Hisle Çocuğu Öldürme, sanık …’nun Suç Delillerini Yok Etme, sanıklar …, …, … ve …’un Suçluyu Kayırma suçlarından cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede usule, eksik soruşturmaya, suç vasfına, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık … müdafiinin sübuta, sanık … müdafiilerinin sübuta, sanık … müdafiinin sübuta, suç vasfına, teşdiden ceza tayininin yersizliğine, takdir hakkının yanlış kullanıldığına, sanıklar … ve … müdafiinin sübuta, katılanlar vekilinin sanıklar … …, …, …, … ve … yönünden temel cezanın üst sınırdan tayini gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
a-) Sanıklar … …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlerdeki 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bendlerin, “Sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1- c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” olarak değiştirilmesine;
b-) CMK.nun 326/2 maddesi uyarınca her bir sanık yönünden sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmesi gerektiğinden, yargılama giderinin sanıklardan tahsiline ilişkin hüküm fıkrasının ilgili kısmındaki “mahkum olan sanıklardan eşitlikle tahsiline” ibaresinin, “58.648,59 TL.nin sanık …’den, 150.14 TL.nin sanık …’den, 150.14 TL.nin sanık …’dan, 150.14 TL.nin sanık …’ten, 150.14 TL.nin sanık …’ten ve 150.14 TL.nin sanık …’ten tahsiline” olarak değiştirilmesine;
Karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan ve kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-) Sanık …’nun Tasarlayarak ve Canavarca Hisle Çocuğu Öldürme suçundan beraatine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık … …’nın, öldürme eylemine her hangi bir şekilde katıldığını gösterir her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, ancak oğlu Cem’in kız arkadaşını öldürdüğünü öğrendiği halde yakalanmaktan kurtulması için kendisine imkan sağladığı anlaşılmakla, iddianamedeki anlatımda dikkate alınarak, eylemin bir bütün olarak 5237 sayılı TCK.nun 283/1 maddesi kapsamında kalan “Suçluyu Kayırma” suçunu oluşturduğu ve buna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 28.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
28.03.2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’nın yokluğunda 29.03.2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.