YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/18293
KARAR NO : 2023/4582
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/131 E., 2021/118 K.
MALEN SORUMLU : …
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, gıyabi kararın sanık …’un bilinen en son adresine tebliğ edilmesi, bu adrese çıkartılacak tebligatın iade edilmesi halinde 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, sanığın savunmasında bildirdiği adresi yerine başka adreslere tebliği usulsüz olup, sanık …’un öğrenme üzerine temyiz ettiğinin kabulü ile tüm temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Alucra Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2014 tarihli ve 2013/2 Esas, 2014/2 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 8 … maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların ertelenmesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanıklar aleyhine temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/3275 Esas, 2019/35013 Karar sayılı ilâmıyla; ele geçen kaçak eşya miktarına göre temel cezada teşdit uygulanarak hüküm kurulması gerektiği, adlî para cezası yönünden erteleme mümkün olmadığı halde erteleme kararı verilmesi, dava konusu kaçak eşya hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmadığı ancak araç sahibi dinlenmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Alucra Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2019/131 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 8 … maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 … hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu kaçak eşyanın imha suretiyle müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri; sanıklar hakkında cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğine ve suçta kullanılan aracın ele geçen eşyanın değeri gözetilerek müsadere edilmesinin hakkaniyete aykırı olmadığı halde müsaderesine karar verilmemesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık …’in temyiz nedenleri; beraat kararı verilmesine, aksi kanaat halinde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi talebi ile re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3.Sanık …’un temyiz nedenleri; önleme araması ile yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, her ne kadar ikrarda bulunmuş ise de adlî arama kararı olmadan yapılan aramada ele geçen eşyanın hukuka aykırı olarak elde edilmiş olacağına, kararın somut delile dayanmadığına, eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.26.12.2012 tarihinde 02.20 sıralarında çevre yolu Şiran kavşağında durumundan şüphelenilerek durdurulan sanık …’un sevk ve idaresindeki …plakalı aracın arka kısmında kaçak sigara kolilerinin görülmesiyle sanığın 25 SD 797 plakalı aracın da kendisi ile birlikte hareket ettiğini söylemesi üzerine durdurulan bu aracın da sanık …’in sevk ve idaresinde olduğu anlaşılmakla, nöbetçi Cumhuriyet savcılığınca verilen arama kararı ile yapılan aramada 25 LH 283 plakalı araçta 947 karton gümrük kaçağı sigara yakalanmıştır.
2.Sanıklar bozma ilamı öncesinde alınan savunmalarında, suça konu sigaraları birlikte satmak amacıyla aldıklarını, öncü artçı olarak ilerlerken yakalandıklarını ikrar etmiş, bozma ilamı sonrasında ise önceki savunmalarını tekrarla gümrüklenmiş değerin iki katını ve gümrük vergilerini ödeyecek maddi durumlarının olmadığını beyan etmişlerdir. Bozma ilamı sonrasında 25 LH 283 plakalı aracın kayden maliki … mahkemece alınan beyanında davaya katılmak istediğini, kardeşi olan sanık …’un kendisinden habersiz olarak aracını aldığını, aracın iadesini istediğini ifade etmiştir.
3.Sanıklara soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bozma ilamı sonrası yargılamada ise sanık … yönünden talimat evrakında etkin pişmanlığın mahiyeti anlatılmadan, sanık … yönünden etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezada 1/3 indirim oranı bildirilerek ihtarat yapıldığı anlaşılmıştır.
4.Dava konusu eşyanın değerinin Dairemiz yerleşik uygulamaları doğrultusunda normal değerde olduğu tespit edilmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden;
5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, iyiniyetli üçüncü kişiye ait olan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanıkların savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıkların diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
Ancak;
1.5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklara ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, sanık … yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin mahiyeti anlatılmadan, sanık … yönünden cezada indirim oranının 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanıkların yanıltılması ve haklarında ödemediklerinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Alucra Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2019/131 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararında nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin karar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmümleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Alucra Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2019/131 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
(KKD)
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklar hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanıklar ile katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun sanıkların da temyiz talebi olduğu halde nakil aracının iadesine ilişkin temyiz incelemesinin sadece katılan Gümrük İdaresinin temyizine hasredilmesi ile hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2019 tarih ve 2016/10-543 E, 2019/668 K nolu ilamında da belirtildiği üzere, suçta kullanılan ancak müsadere edilmeksizin aracın iadesine dair hükmün, cezayı aleyhe değiştirmeme ilkesi kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alındığında, işlenen suça bağlı ve suçtan ayrılmayan, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükmünün sonucu doğrultusunda değerlendirilmesi gereken bir hüküm olduğu, bu nedenle de mahkumiyet hükmünün sanıklar tarafından temyiz edildiği durumlarda da temyiz incelemesine konu edilebileceği, kaldı ki 7. Ceza Dairesinin 15.09.2022 tarih ve 2021/1265 E, 2022/12357 K ile 21.09.2022 tarih ve 2021/894 E, 2022/12287 K sayılı ilamları ve bir çok ilamında da sadece sanık temyiz ettiği halde sanığın temyizine göre araç müsaderesiyle ilgili karar verildiği de gözetildiğinde, sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmünün temyizi kapsamında aracın iadesine ilişkin hükmün sanıkların temyizine göre de incelenmesi yerine,
sadece katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyizine hasren nakil aracının iadesine ilişkin hükmün temyiz incelemesine konu edilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
2) Yerel Mahkemenin 26.05.2021 tarih ve 2021/118 K sayılı kararıyla sanıkların 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkumiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir.
Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkumiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu yöndedir. Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan …, kısmi kesinleşme olmaz. (Nurullah Kunter, Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin Ellinci Yılında Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, İstanbul 1973, s 97; Feridun Yenisey, Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, Ankara, Ekim 2017, s. 963; Veli … Özbek, M. Nihat Kanbur, Koray …, Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, Ankara 2011, s. 733). Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarih ve 1994/5-262/280 E-K; 26.12.1994, 1994/1-350/375 E-K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66-365 E-K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkemece bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.10.05.2023