YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13356
KARAR NO : 2023/4187
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/469 E., 2015/714 K.
SUÇ : 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/469 Esas, 2015/714 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na ( 7201 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrinin sanık tarafından borçlu şirketin sekreteri sıfatı ile teslim alındığına, haciz işlemleri kapsamında gidilen ikinci adreste sanığın hazır bulunduğuna ve haciz tutanağında yer alan beyanları uyarınca atılı suçun işlendiğinin sabit olduğuna, borçlu şirket tarafından tebligatın usulsüz olduğuna yönelik şikayetin İcra Hukuk Mahkemesi tarafından kabul edilmesi sonucunda ödeme emrinin tebliğ tarihinin değiştirilmesine karar verildiğine, bu gecikme nedeni ile katılanın zararının doğduğuna, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, açıklanan ve re’sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Kocaeli 3. İcra Müdürlüğünün 2013/11408 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrini, takip borçlusu şirketin çalışanı olmamasına karşın, borçlu şirketin sekreteri sıfatıyla teslim aldığı iddiası ile sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2.Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, çalışmakta olduğu Türkmen Zemin Araştırma isimli şirket ile icra takibi borçlusu MDM Çelik Kontrüksiyon isimli şirketlerin iki kardeşe ait olduğunu, isimlerinin Mustafa … ve … Faruk … olduğunu, kendisinin 2006-2007 yılında MDM isimli şirkette sekreter olarak çalıştığını, 2009 yılında MDM isimli şirketin battığını, bunun üzerine 2009 yılında Türkmen Zemin isimli şirkette çalışmaya başladığını, zaten iki şirketin de tek firma gibi çalıştığını, MDM isimli şirket battıktan sonra Türkmen Zemin isimli şirketin faaliyetine devam ettiğini, MDM isimli şirketin batmasına rağmen tebligatların gelmeye devam ettiğini, kendilerinin de tebligat geldiğinde teslim aldıklarını, iddianameye konu tebligatı da bu sebeple aldığını, kötü bir niyetinin bulunmadığını, tebligatı aldığı gibi o dönemdeki şirket yetkilisine teslim ettiğini, tebligatı alması gerektiğini düşündüğünü, zaten aynı şirketi kullandıkları için tebligatları aldıklarını, atılı suçu işleme kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
3.Dosya içerisinde yer alan 11.02.2014 tarihli haciz zaptı uyarınca, önce tebligatın yapıldığı adrese hacze gidildiği, bu adreste başka bir firmanın faaliyette olduğunun görülmesinden sonra, alacaklı vekili tarafından borçlu şirketin ikici adresi olduğu belirtilen ikinci adrese gidildiğinde, sanığın hazır bulunduğu anlaşılmıştır.
4.İddianameye konu tebliğ işlemi nedeni ile yapılan şikayetin, tebligat tarihinde sanığın borçlu şirket çalışanı olmadığı gibi şirket yetkililerin de bulunup bulunmadığı belirtilmeden çalışana yapılan tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi ile Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.05.2014 tarihli ve 2014/32 Esas, 2014/ 247 Karar sayılı kararı ile kabulüne ve tebligat tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanık savunması içeriği, sanığın sekreter olarak çalışmakta olduğu şirket ile takip borçlu şirketin ilişkileri ve 11.02.2014 tarihli haciz zaptı uyarınca, sanığın çalışmakta olduğu adresin alacaklı vekili tarafından dahi, borçlu şirketin ikinci adresi olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiği hususunun somut olarak ortaya konulamaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmesinin gerekmesine karşın, aynı fıkrasının (e) bendi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi sonucu itibarı ile … bulunduğundan, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/469 Esas, 2015/714 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.