Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/20382 E. 2023/4044 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20382
KARAR NO : 2023/4044
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/915 E., 2017/568 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
(Kapatılan) Kuzey … Saha Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli ve 2016/50 Esas, 2017/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste fiilen taarruza teşebbüs suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 91 … maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, üstü tehdit suçundan 1632 sayılı Kanun’un 82 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında hükmolunan adlî para cezalarını ödeyebilecek durumda olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.12.11.2015 tarihinde sanığın çarşı izni almak için bölük büroya gittiği, odada Dz. Er Mehmet Al …n ve Dz. Er Adnan …ile mağdur Dz.P.Uzm.Çvş. …’in bulunduğu, sanığın mağdura çarşıya çıkmak için izin istediğini söylediği, mağdurun denetleme hazırlığı olduğunu bir saat sonra gelmesini istediği, sanığın bu duruma sinirlenerek elini yumruk yaparak mağdurun üzerine yürüdüğü, odada bulunan tanıkların sanığı tuttuğu, bu sırada sanığın mağdura bu askerlik bitmesin, biterse ben de seni bitiririm dediği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık ifadesinde özetle; olay tarihinde Sabahattin astsubayın odasına Engin uzmanı şikâyet etmek için gittiğini, Sabahattin astsubaya Engin uzmanla ilgili şikâyetlerini anlattığını, bu esnada Engin uzmanın odaya girip kapıyı kilitleyerek kendisini duvara yaslayıp sen beni mi şikâyet ediyorsun dediğini, Sabahattin astsubayın hiçbir müdahalede bulunmadığını, kendisini sürekli duvara çarptığını ve hakaretler ettiğini, olayın daha da büyümemesi için odadan çıkmaya çalıştığını, ancak kendisini tutarak yumruk salladığını, elini ve ayağını tutarak, yakasından tutup itekleyerek kurtulmaya çalıştığını, o sırada odanın köşesinde bulunan portmantonun Engin uzmanın üzerine devrildiğini ve kendisine sen bana vurmaya mı çalışıyorsun diyerek tekrar saldırdığını, Sabahattin astsubayın kapının kilidini açarak kendilerini ayırdığını, tanık beyanlarının yalan olduğunu, olaya Sabahattin astsubaydan başka kimsenin şahit olmadığını, Engin uzmanın üzerinde sürekli baskı kurmaya çalıştığını, öncelikle beraatini talep ettiğini, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemediğini, öncelikle erteleme, daha sonra kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılmak istediğini, o da mümkün değilse hükmolunan cezanın paraya çevrilmesini istediğini beyan etmiştir.

3.Mağdur … ve olay yerinde bulunan tanıklar Mehmet Ali Seyhan ve Adnan Kaşıkçı’nın usulüne uygun alınmış beyanlarının da maddi vakıayı destekler mahiyette olduğu anlaşılmıştır.

4.GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığının 06.01.2016 tarihli ve “sağlık kurulu raporu hakkında” konulu rapor ön bildirim belgesinde sanığın uyum bozuklukları tanısıyla askerliğe elverişli olmadığının bildirildiği görülmüştür.

5.GATA Askerî Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Baştabipliğinin 03.02.2016 tarihli ve “ek rapor” konulu yazı ekinde bulunan ek sağlık raporunda sanığın askerliğe elverişsizlik halinin heyete çıktığı 06.01.2016 tarihinden itibaren geçerli olduğu ve suç tarihlerini kapsamadığı bildirilmiştir.

6.Dosya kapsamında bulunan; vaka kanaat raporu, cezai şuunat raporu, disiplinsizlik olayı tespit tutanağı, kıta anket formu, hava değişimi raporu ve diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Üste Fiilen Taarruza Teşebbüs Suçuna Yönelik Olarak Yapılan İncelemede;
1.1632 sayılı Kanun’un 91 … maddesinde, amir veya üste fiilen taarruz veya taarruza teşebbüs etmek suç sayılmış olmakla beraber, taarruz teriminin bir tanımı yapılmamış, bu konu uygulamaya bırakılmıştır. Uygulamada üste fiilen taarruza teşebbüsten söz edilebilmesi için, teşebbüs olarak kabul edilebilecek bir fiilin varlığının, bunun açıkça ortaya konulmasının, sanığın mağdura fiilen taarruzda bulunabilecek kadar etkili bir mesafe ve konumda olmasının, failin taarruz kastıyla hareket ettiğinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde açık ve kesin olarak belirlenmesinin gerekliliği aranmaktadır. Yani teşebbüs olarak kabul edilebilecek bir fiilin açıklıkla görülmesi, bu konudaki kanıtların hiçbir kuşkuya yer verilmeksizin açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Sanık, bir şekilde üstüne vurmaya kalkışmalı, dışa yansıyan bu davranışı hiç bir yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde anlaşılır olmalıdır.

Sanığın, mağdura … yürüdüğü ve engellendiği sürece dair olay yerinde bulunan tanık anlatımlarının eylemin sübutu konusunda açıklık içerdiği göz önünde bulundurulduğunda; sanığın rütbece üstü olan mağdurun üzerine yumruğunu sıkarak yürümek suretiyle üste fiilen taarruza teşebbüs suçunu işlediği belirlenmekle, Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında, suç tarihinden önce işlediği suçlarına ilişkin adlî sicil kaydının bulunması ve kabul etmemesi nedeniyle yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilmeyerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde, adlî para cezası seçenek yaptırımının tercih edilmiş olmasında ve bir gün karşılığı olarak adlî para cezasının suç tarihinde geçerli olan alt sınırdan belirlenmesi ve adlî para cezasının taksitlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Sanık hakkında kurulan hükümde, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 81 … maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik gözetilmeden, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

B.Üstü Tehdit Suçuna Yönelik Yapılan İncelemede;
Gerek mağdurun gerekse tanıkların anlatımları gözetildiğinde, sübutu konusunda tereddüt olmayan eylem yönünden sanığın, mağdur Dz.Uzm.Çvş …’e bu askerlik bitmesin, biterse ben de seni bitiririm şeklinde sözler söyleyerek üstü tehdit suçunu işlediği kabul edilmiş ise de;

1632 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde, “Amir veya üstünü herhangi bir suretle tehdit edenlere…cezası verilir.” düzenlenmesi yer almakta olup “üstü ve amiri tehdit” suçunun kanuni ve maddi unsurlarını, 5237 sayılı Kanun’un “tehdit” suçunu yaptırıma bağlayan 106 ncı maddesinde aramak gerekmektedir. Madde gerekçesinde, tehdidin koruduğu değerin kişilerin huzur ve sükûnu olduğu, kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesinin engellenmesinin amaçlandığı, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetinin korunduğu, suçun oluşması bakımından tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesinin bir öneminin bulunmadığı, failin söz ve davranışlarının muhatabı üzerinde ciddi şekilde korku ve endişe yaratacak uygunluk ve yeterlilik içerip içermediğinin her somut olayda araştırılması gerektiği ifade edilmiştir. İster sözel, ister herhangi bir eylemsel davranışla gerçekleşsin; önemli olan husus, olayın gerçekleştiği andaki özel koşullara göre eylemin tehdit olarak algılanabilir nitelikte olup olmadığıdır.

Bu bağlamda, “bu askerlik bitmesin, biterse ben de seni bitiririm” şeklinde sanık tarafından mağdura karşı sarfedilen sözlerin içeriğinin, belirsiz, soyut ve genel bir ifade tarzından öteye geçmediği, açık veya örtülü de olsa hangi şekilde zarar verileceği hususunda bir açıklık içermediği, mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilme açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olmadığı cihetle atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı sonucuna ulaşılarak sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Sanık Hakkında Üste Fiilen Taarruza Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A-3) bendinde açıklanan nedenlerle Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2017 tarihli ve 2016/915 Esas, 2017/568 Karar sayılı kararına yönelik ((Kapatılan) Kuzey … Saha Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli ve 2016/50 Esas, 2017/68 Karar sayılı kararı) sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafta yer alan “ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B.Sanık Hakkında Üstü Tehdit Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2017 tarihli ve 2016/915 Esas, 2017/568 Karar sayılı kararına yönelik ((Kapatılan) Kuzey … Saha Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli ve 2016/50 Esas, 2017/68 Karar sayılı kararı) sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.